Otel Bilgileri: Mudurnu Doğal yaşam Oteli:Göynük sünnet gölü mevkiinde yer almaktadır.Sünnet gölü1020m yükseklikte olup18-75 hektar büyüklüğündedir.Otel 45 oda, 125 toplam yatak kapasitesine sahiptir. odalar dağ ve göl manzaralı olup merkezi ısıtma 24 saat sıcak su ,Direk telefon, minibar, uydu tv, duş, wc,saç kurutma makinesi bulunmaktadır.Mudurnu Doğal Yaşam Oteli göl toplantı salonu (120 kişi kapasiteli)ve sünnet toplantı salonu (60 kişi kapasiteli )olmak üzere 2 adet toplantı salonuna sahiptir. Misafirlerin hoş vakit geçirebilmeleri için açık yüzme havuzu,bay bayan sauna,futbol-basketbol-voleybol sahası,oyun salonu(masa tenisi,langırt,dart,bilardo)köy sofrası,bisiklet,tırmanma parkuru hizmete sunulmuştur.otel misafirleri restoranlarda yöresel yemek yeme imkanına sahiptir.Otel odakahvalti ve yarim pansiyon konseptin de hizmet vermektedir. Mudurnu Doğal Yaşam Oteli ;Uzman eşliğinde sağlıklı dinlence ve tatil için temiz havası ve çevre güzelliği ile eşsiz bir terapi yeridir.
Denizli, Hierapolis ve Laodikeia, Tripolis, gibi antik kentleri, kaplıcaları ve dünyada eşi olmayan travertenlere sahip Pamukkale ile görülmesi gereken zengin bir tarih ve kültür,turizm merkezidir
Denizli, Anadolu yarımadasının güneybatısında, Ege Bölgesi`nin güneydoğusunda, Ege-İç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit teşkil eder
Denizli ili yüzey şekilleri bakımından dalgalıdır Alçak ve yüksek ovaları, yaylaları ve dağları birbirini tamamlar Yüksek ovalar gerçekte bir yayla gibidir Arazisi denizden yüksektir En büyük akarsu Büyük Menderes`tir
Denizli ili Ege Bölgesi`nde olmasına rağmen, Ege Bölgesi`nin iklimi tamamen görülmez Kıyı kesiminden iç bölgelere geçit yerinde olduğundan, az da olsa iç bölgelerin karasal iklimi hissedilir Denizli ilinde, dağlar ekseriyetle denize dik olarak uzandığından denizden gelen rüzgarlara açık bulunmaktadır Kışlar ılık ve yağışlı geçmektedir
Denizli ili, ilk defa bugünkü şehrin 6 km kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında kurulmuştur Şehir MÖ (261-246) yılları arasında, II Antiokos tarafından karısı adına kurulmuş ve Laodikeia adı verilmiştir Müslüman akınlarına kadar bu isimle anılmıştır Günümüzde kullanılan Denizli adı, Tonguzlu kelimelerinin zamanla ağızdan ağıza, Denizli kelimesi haline gelmiştir
Daha sonra Pers, Büyük İskender, Roma ve Bizans, Selçuklular, Beylikler ve Osmanlı yönetimi yörede hakim olmuştur Türkler Denizli havalisini zaptettikten sonra, şehrin suyunun bol bulunduğu bugünkü Kaleiçi mevkiine nakletmişlerdir
GEZİLECEK YERLER :
Hierapolis Arkeoloji Müzesi:
Hierapolis kentinin en büyük yapılarından biri olan Roma Hamamı, 1984 yılından beri Hierapolis Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir
Müzede, Hierapolis kazılarından çıkan eserlerin yanında Laodikeia, Colossai, Tripolis, Attuda gibi Lycos (Çürüksu) Vadisi kentlerinden gelen eserler de bulunmaktadır Ayrıca Tunç Çağı`nın en güzel örneklerini veren Beycesultan Höyüğü`nden elde edilen arkeolojik buluntular müzenin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır Caria, Pisidya ve Lidya bölgelerindeki bazı yerleşimlerden ortaya çıkarılan eserler de Hierapolis Müzesi`nde toplanmış ve sergilenmektedir
Atatürk Etnografya Müzesi:
İl merkezinde Uçancıbaşı Mahallesi`nde bulunan ve bugün müze olarak kullanılan binanın yapım tarihi ile ilgili kesin bir belge yoktur Müzenin üst katında çoğu Osmanlı Dönemi`ne ait giysi, takı, ev eşyası, silah, halı, kilim gibi etnografik nitelikteki kültür varlıkları sergilenmektedir Ayrıca Atatürk`ün Denizli`ye geldiğinde kaldığı odada, gardırop, pirinç başlıklı karyola, divan ve barok stili bir çalışma masası da bulunmaktadır
Tripolis – Buldan/Yenice:
Denizli il merkezinin 40 km kuzeyindedir Buldan ilçesi Yenicekent kasabasının doğusunda, Büyük Menderes akarsuyu ile kasaba arasındaki yamaçlar üzerinde kurulmuştur Tripolis, Lidya bölgesi kentleri içinde, Karya ve Frigya bölgelerine ulaşımı sağlayan ticaret ve tarım merkezlerinden birisidir Kuruluş biçimi ve kent anlayışı ile yörenin en zengin kentlerindendir Bergama Krallığı tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir Anıtsal yapıların en iyi örnekleri MS 1, 2 ve 3 yüzyıllarda yapılmışlardır MS 325 yılında Nikea meclisinde hazır bulunan Lidya piskoposları listesinde Tripolis`in adının geçmesi piskoposluk düzeyinde bir kent olduğunu göstermektedir
Tripolis`in Yapıları
Tiyatro: Kent merkezindedir Araziye uygun olarak, Roma inşa tarzında yapılmıştır
Hamam: Tiyatronun yaklaşık 200 metre batısında yer almaktadır Sur duvarları dışında bulunmaktadır Dış duvarları kısmen ayaktadır
Kale ve Surlar: Tripolis Geç Roma ve Bizans Dönemi`nde sur ile çevrilmiştir Eğimli arazide kurulan kentin surları yer yer burçlarla, gözetleme kuleleri ve kalın duvarlarla desteklenmiştir
Nekropol: Surun, doğu ve güney yamaçlarındadır Burada kaya mezarları, podyumlu mezarlar ve lahitler görülmektedir
Apollonia Salbace – Tavas/Medet
Herakleia Salbace – Tavas/Vakıf:
Kent Denizli ili, Tavas ilçesinin 10 km kuzeybatısında bulunan Vakıf Köyü sınırları içindedir Önemli yapıları, kenti çevreleyen Roma Dönemi suru ve stadyumdur
Artemis ve Leto:
Herakleia Salbace antik kentinin yaklaşık 4 km doğusunda, bugünkü Tavas-Kızılcabölük kasabasının 1 km kuzeydoğusunda, Ören Sırtı ve Kocapınar mevkii diye adlandırılan yerdedir Babadağ Dağı`nın sırtında yer alan Hieron dikdörtgen şeklindedir Kabartmalarda Artemis, Apollon, Pan, Dionysos ve Herakles ile ilgili mitolojik sahneler işlenmiştir
Herakleia – Tavas/Kızılcahöyük
Sebastopolis – Tavas/Kızılcahöyük
Colossae – Honaz:
Denizli ilinin 25 km doğusunda, Honaz ilçesinin 2 km kuzeyinde yer almaktadır Antik çağdan beri kullanılan güney şark yolu üzerindedir Büyük Frigya içinde bulunan en önemli merkezlerdendir Ksenephon`a göre Frigya`nın 6 büyük kentinden biridir
Osmanlı Dönemi`ne ait bir kale kalıntısı mevcuttur Colossae antik kentinin kalıntılarına, Akropol olan, höyük tepesi ile çevresindeki arazilerde rastlanmaktadır Höyüğün kuzeyindeki bölgede kayaya oyulmuş oda ve ev tipi mezarlar bulunmaktadır
Eumeneia – Çivril/Işıklı
Dionysopolis – Çal/Bahadırlar
Attuda – Sarayköy/Hisar
Trapezopolis – Babadağ/Bekirler
Alacain – Acıpayam
Thinta – Merkez/Gözler
Beycesultan – Çivril
Yassıhöyük – Acıpayam
Tabae – Kale
Pamukkale Travertenleri
Karahayıt Kırmızısu
Acıpayam Yazır Cami:
Cami giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesine göre,1801 yılında yaptırılmıştır Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik bir durum gösteren caminin duvarları içerisinde üç sıra panolar halinde resimlerle süslenmiştir
Boğaziçi Cami:
Selçuklular Döneminde yapılan bu cami, Baklan ilçesi Boğaziçi Kasabası`ndadır Ağaç direkli camilerdendir Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik ağaç motifleri görülmektedir
Kiliseler :
Goncalı Kilisesi (Laodikya Kilisesi):
Denizli`nin 6 km kuzeyinde bulunan Laodikya antik kenti, bugünkü Eskihisar ile Goncalı Köyleri arasındaki tepeler üzerinde kurulmuştur Adını bölgeye egemen olan Selekoslar Kralı II Antiochos`un (MÖ 250) karısı Laodike`ye izafeten almaktadır Daha önceleri Rhoas veya Dios adları ile anılırdı
Kentin bugün yüzeyde görülen başlıca kalıntıları arasında; iki tiyatrosu, stadyumu, bazilikası, nymphaeumu, tapınağı, sütunlu caddesi Roma döneminde inşa edilmiş anıtsal yapılarıdır
Laodikya`nın en yüksek refah düzeyine ulaştığı zamanlar Roma ve erken Hıristiyanlık dönemi ve geç Bizans çağına rastlamaktadır Hierapolis yakınlarındaki bir kaynaktan gelen şehirdeki sıcak suyun tedavi edici özellikleri sebebiyle, şehir aynı zamanda bir tedavi merkezi olarak da gelişmiştir
İncil`den ve diğer belgelerden anlaşıldığına göre, şehrin vatandaşları yeni dine karşı çok kayıtsız bir tavır almışlardır İlk misyonerler, bu tavrın servetlerinden kaynaklandığına ve onları paylaşmaktan alıkoyduğuna inanmışlardı Laodikya MS IV yyda Ecumenikal Konseyi`nin toplandığı önemli bir piskoposluk merkeziydi Buna ek olarak, İncil`in son Babı`nın Vahiy bölümünde zikredilen yedi kiliseden biri olarak adı geçmektedir
Latince `Halkın Sesi` anlamına gelmektedir
St Philippe Martyrion (Ottogon, Pamukkale): İsa`nın 12 havarisinden biri olan, St Philippe adına yaptırılmış olup, Hierapolis antik kent merkezinin kuzeyinde, yüksekçe bir tepe üzerinde inşa edilmiştir St Philippe MS 80 yılında ilk kez Hierapolis`e gelmiş ve Hıristiyanlığı yaymak istemiş, ancak şimdiki Martyrion`un yapıldığı yerde öldürülmüştür MS IV yyın sonunda veya V yy başlarında Aziz Philippe`nin anısına Martyrion`un inşa edildiği bilinmektedir
Aziz Philippe`nin mezarının bu merkezi oda içinde olduğu tahmin edilmektedir
Hierapolis St Katedrali (Pamukkale): Hierapolis şehri merkezinde, Agora ile Tiyatro arasında Sütunlu caddenin kuzey bitişiğinde yer almaktadır
Kilise (Pamukkale):
Hierapolis tiyatrosunun yaklaşık 150 m kuzey-doğusunda bulunan kilisenin, kazısı önceki yıllarda yapılmıştır V yüzyıla tarihlenen kilise dikdörtgen planlıdır
Han ve Kervansaraylar :
Akhan:
Denizli`ye 7 km uzaklıkta, Denizli-Afyon karayolu üzerindedir1253-1254 yıllarında, inşa edilmiş olan kervansarayın 2 yazıtından birinde II İzzettin Keykavus`un adı ve unvanları belirtilmektedir Hanım avlu portali (taç kapı), geometrik ve plastik süslemeleri ile oldukça görkemlidir Geyik, sfenks, kuş, figürleri, palmet, bitki gibi motifleri ile yoğun bir bezemeye sahiptir
Çardakhan Kervansarayı:
Çardak ilçe merkezinin hemen dışındadır Yazıtından anlaşıldığını göre, I Alaaddin Keykubad zamanında, 1230 yılında yaptırılmıştır Sultan hanları tipinde bir kervansaraydır
Korunan Alanlar ;
Honaz Dağı Milli Parkı
Kartal Gölü Tabiat Koruma Alanı
Mağaralar ;
Kaklık Mağarası ;
Yeri: Mağara, Denizli-Afyon-Ankara ve Denizli Çivril Karayolu üzerinde, Denizli İl Merkezi ne 30 km mesafede, UNESCO Miras Listesi nde bulunan Pamukkale ye 45 kmde, uluslararası Çardak Havaalanı yol güzergahında bulunan ana tur güzergahına 2 km mesafede, Honaz İlçesi Kaklık Kasabası ndadır
Özellikleri: Büyük bir yer altı deresinin oluşturduğu yer altı boşluğunun tavanının çökmesi sonucu oluşan Kaklık Mağarası, son derece ilginç özelliklere sahip bir mağaradır Şekil olarak obruk gelişim özelliği gösteren mağaranın içinde, büyük bir traverten kitlesi vardır Pamukkale nin benzeri olan travertenler mağaranın hemen yakınında bulunan Kokarhamam Pınarı ( Haydarbaba Pınarı) sularının mağaraya şelaleler yaparak akması sonucu oluşmuştur Basamaklar halinde havuzlardan meydana gelen travertenlerin gelişimleri, hala devam etmektedir Ayrıca mağaranın kuzey duvarından küçük şelaleler şeklinde sızan sular da yer yer duvar travertenleri oluşturmaktadır Daire şekilli geniş bir ağzı olan Kaklık Mağarası nın büyük bir bölümü güneş ışınları almaktadır Bu nedenle mağara duvarlarında yosun ve küçük sarmaşıklar gelişmiştir Gün içinde yeşilin değişik tonlarında renkler alan bu bitkiler, mağaraya son derece ilginç bir güzellik katmaktadır
Mağara, damlataş, sarkıtlar ve dikitlerle süslü olup , eşine rastlanmaz güzelliktedir Mağara içerisinde bol miktarda termal su bulunmaktadır Berrak, renksiz ve kükürt kokulu olan bu su varlığının bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir
Kaplıcalar ;
Pamukkale Kaplıcaları ;
Çizmeli (Yenice) Kaplıca ve İçmeleri:
Buldan ilçesine 16 km uzaklıktaki Yenicekent sınırları içindedir Menderes kıyısında olup, Tripolis antik kenti kalıntıları arasından gidilir Romatizma, kalp, damar sertliği, deri, basur memeleri hastalıklarının tedavisinde kullanılır
Gölemezli Çamur Kaplıcası:
Akköy ilçesine bağlı Gölemezli Köyü yakınlarındadır Dört kaynak halindedir Kaynaklar nitelik bakımından her birinden farklıdır Birisi çamur hamamı olarak kullanılır Deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır Babacık (Kabaağaç) Kaplıcası: Sarayköy ilçesi Tekke köyü ılıcasının 3 km uzaklığındaki Kaabaağaç Köyü`ndedir
Tekkeköy Kaplıcası:
Sarayköy ilçesi Tekke Köyü yakınındadır Sarayköy`e uzaklığı 20 km olup, çeşitli yerlerden sıcak sular kaynamaktadır Roma Devri`nden kalma hamamı, havuzu, soyunma yeri vardır Kaplıca; romatizma, deri, kadın hastalıkları, idrar yolu rahatsızlıkları tedavisinde kullanılır
Kızıldere Ilıcası:
Sarayköy`e 11 km uzakta kızıl renkli kayalardan çıkar İki kubbeli bir hamamı, iki banyo yeri, havuzu ve soyunma yeri vardır Romatizma ve yorgunluğa iyi gelir
NE ALINIR :
Tüm Denizli ili dokumaları, özellikler Buldan`a özgü desenli, renkli, simli, pamuklu, ipekli giysi ve mefruşatlar büyük bir üne sahiptir ve mağazalarda teşhir ve satışı yapılmaktadır
Ne Yenir ?
Denizliye has yöresel yemekleri arasında pirinç çorbası, keşkek, kuru fasulye, nohut, sarma, dolma, bulgur pilavı, kabak, soğan yahnisi, ve keşkeği gelir
Yapmadan Ayrılma :
Doğa harikası eşsiz travertenleri, birçok hastalıkların tedavisinde rolü olduğu belirlenen Pamukkale`nin şifalı suyunu, ayrıca Karahayıt ve Yenice gibi kaplıcalarını ziyaret etmeden,
Bir çok uygarlıkların yerleştiği antik çağın büyük ve kutsal kentlerinden; Hierapolis, Laodikeia, Colossae, Tripolis ve Heraclaia görmeden,
KAKLIK mağarasına girip,pamukkale`nin yeraltı versiyonunu görmeden
Önemli bir alış veriş merkezi olan Kaleiçini, şehir merkezindeki havlu, bornoz ve diğer tekstil ürünlerinin satıldığı Babadağlılar Çarşısı`na uğramadan,
Karcı Dağı eteğindeki havası, suyu ve manzarası eşsiz Çamlık mesireliğinde piknik yapmadan
Bronzlaştırıcı Doğal Güneş Yağları
Güneş ışığında uzun süre kaldığımız zaman vücut B vitamini kaybeder. Ve yine eğer C vitamini eksikliğimiz varsa aşırı güneş cildimizde lekelenmeye sebep olur. İşte bu yüzden güneşlendiğimiz zamanlarda diğer zamanlara nazaran daha fazla B ve C vitamini tüketmemiz gerekir.
Aşırı güneşlenmek cildin zamansız kurumasına ve kırışmasına yol açacağından güneşlenme ve bronzlaşmayı abartma makta fayda var. Güneşlenirken daha sağlıklı ve doğal bir bronzlaşma istiyorsanız aşağıdaki doğal ve bitkisel vücut yağları tam size göre.
60 gram kakao yağını benmari usulü eritin. Erittiğiniz kakao yağının içine aynı miktarda badem yağı katıp cam bir şişenin içinde iyice çalkalayın. Daha sonra içine birkaç damla zeytin veya ceviz yağı katıp çalkamamaya bir süre daha devam edin. Güneş yağınız hazır.
Üç çorba kaşığı kakao yağını benmari usulü erittikten sonra içine 3 çorba kaşığı zeytinyağı, 2 çorba kaşığı badem yağı ve 6 çorba kaşığı susam yağı katıp tüm malzemeyi iyice çalkalayın. Son olarak 2 fincan soğuk ve demli çayı yavaş yavaş karıştırarak katıp çalkalamaya devam edin.
7 çorba kaşığı susamyağı, 7 çorba kaşığı elma sirkesi, 1 tatlı kaşığı tentürdiyot, 3 çorba kaşığı mısırözü yağı, 4 çorba kaşığı bademyağını şişenin içinde iyice çalkalayın. Daha sonra hoş koku vermek amacıyla sevdiğiniz herhangi kokulu yağdan birkaç damla damlatıp birkaç dakika çalkalamaya devam edin.
Lavanta kokulu güneş yağı
5 çorba kaşığı kakao yağına benmari usulü eritip içine aynı miktarda susamyağı katıp iyice karıştırın. Daha sonra karışımı bir şişeye boşaltıp birkaç damla kokulu lavanta yağı ekleyin ve iyice çalkalayın.
Dağ eteğinde yeşillikler içinde bulunan tesis 65 oda 140 yatak kapasitelidir. İkisi kapalı biri açık olmak üzere üç termal havuzu, iki sıra banyo, iki yüzme havuzu bulunmaktadır. Tesisteki alternatif tedavi olanakları kapsamında akapunktür, aroma terapi, fitoterapi, kolon hidroterapi, ozon tedavisi, infraruj ısı tedavisi bulunmaktadır. Termal Otele ait kür merkezine, Sağlık Bakanlığı tarafından 21.09.2005 tarih ve 25 sayı ile kaplıca tesisi işletme izni verilmiştir. Toplam minerilizasyonu 711,33 mg/L akratotermal su. banyo romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde, ortopedik ve nörolojik hastalıkların rehabilitasyonunda yardımcı ve tamamlayıcı tedavi uygulamalarında tam ve banyolar seklinde kullanılabilir.