Tatil Kent

Tatil Rehberiniz

Sessizliğin Adı; Bozburun

Sessizliğin Adı; Bozburun
Bozburun, Marmaris Yarımadası nın en bakir kıyısı. Öylesine sessiz, öylesine kıpırtısız ki her şey.Bülent Ortaçgil in…

Bozburun, Marmaris Yarımadası nın en bakir kıyısı. Öylesine sessiz, öylesine kıpırtısız ki her şey… Bülent Ortaçgil in Bozburunâ? şarkısında anlattığı kadar var. Ne diyor Ortaçgil: En küçük bir ses bile sanki gök gürültüsüâ?. Gece 23.00 civarı herkes yatmış, siz de sırtüstü kayan yıldızları izlerken, kıyıda oynaşan yakamozlara bakıp, sessizliğin bir parçası olduğunuza şükrediyorsunuz. Ne yıldızlara rakip tek bir neon ışığı var, ne de en ufak bir disko cıp-tısı. Kafa dinlemek isteyen, yazları sahilleri dolduran kalabalıktan kaçmak isteyenler için harika bir tatil alternatifi sunuyor Bozburun.
Tamam belki biraz boz bir kasaba, çam ormanları yerine makilerle kaplı tepelere bakıyorsunuz gün boyu; ama o tepeler koruma altında olduğu için görüntünüzü bozacak tek bir apartman, otel, vesaire yok etrafta. Bozburun da sahilde oturduğunuzda senenin 2007 olduğunu hatırlatan hiçbir yapı yok anlayacağınız, tamamen siz, deniz ve karşı tepeler baş başasınız.

Akşam güneşi tepelerin ardında ağır ağır alçalana dek Pembe Yunus un önünde, sahildeki şezlonglarda pineklemeli, akşama kadar tüm dergileri ve yanınızdaki portatif külliyatı hatmedip, yeterince uyukladıysanız, doğru Zuhal Restoran a! Philippe Delerm in bahsettiği uzanıp giden bahçelerde su gibi berrak, nar şurubu renkli akşamlar, sessizlik ve hanımeliâ? Zuhal in bahçesinden esinlenmiş olsa gerek. Hangi tadın hangisine yakışacağını çok iyi bilen Zuhal Hanım, ananaslı ciğer gibi sofistike lezzetler yakalamış mutfağında. Buraya kadar geldik, deniz ürünü yemeden gitmeyelim, derseniz, kendi tuttukları taptaze balıkları, enfes kalamar ızgaraları ile sahildeki Fisherman House u öneririz. Özellikle fazla popüler yerlerden sıkılıyorsanız, bu iddiasız görünümlü sahil lokantası tam size göre. Eğer cıs-tak seslerinden bunaldım, her şeyi bırakıp, denize ve doğaya kaçmak istiyorum, sükûnet istiyorumâ? derseniz, Bozburun dan daha iyi bir yer bulamayacağınızdan emin olabilirsiniz. Hemen yakınındaki Kızkumu Plajı, Sedir Adası, Selimiye ve Orhaniye ye ise sadece bir dolmuş uzaklığındasınız. Haydi bavullarınızı toplayın, nar şurubu renkli akşamlar Bozburun da sizi bekliyor.

Yapmadan gelmeyin

* Kızkumu nda denizin içinde yürüyüşe çıkmadan,

* Pembe Yunus un önünde akşamı etmeden,

* Zuhal in Restoranı nda ev yapımı dondurma yemeden,

* Fisherman s House da kalamar ızgaranın tadına bakmadan,

* Yıldızların altında bir gece uyumadan…

Kalınacak yerler

5 yıldızlı:
Orhaniye köyü Keçibükü mevkii
48700 Marmaris-Muğla/Türkiye
Tel: +90 252 487 10 63 – 64 – 65 – 67

Butik Otel:
Pembe Yunus Konuk Evi
Yargı Mahallesi No: 37
Bozburun / Marmaris
Tel: (0 252) 456 21 54 – 456 22 11
GSM: 0532 233 49 26

Yılmaz Pansiyon
İskele Mah. No: 391
Bozburun / Marmaris
Tel: 0252 456 2730 0535 8441927

Sessizliğin Adı; Bozburun

Saklı Cennetin Büyüsü

Saklı Cennetin Büyüsü
Enez, Gala Gölü, Uçmakdere, Keşişin Bahçesi, Karagöl ve daha nicesi Türkiye`de keşfedilmeyi bekleyen yerler… Tatilin; deniz, kum, güneş üçgeninden daha fazla bir anlam taşıdığına inanıyorsanız sırt çantanızı yüklenip yola çıkmanın zamanı çoktan…

Enez, Gala Gölü, Uçmakdere, Keşişin Bahçesi, Karagöl ve daha nicesi Türkiye`de keşfedilmeyi bekleyen yerler… Tatilin; deniz, kum, güneş üçgeninden daha fazla bir anlam taşıdığına inanıyorsanız sırt çantanızı yüklenip yola çıkmanın zamanı çoktan geldiâ?¦
Tatil denilince aklınıza ilk, Bodrum, Alanya ya da Çeşme geliyorsa, yaşadığınız ülkenin keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerinden mahrumsunuz demektir. Beyninize zorla pompalanan beach görüntülerinden uzaklaşıp yollara bir düşseniz, sizi nelerin beklediğine inanamayacaksınız. Eminiz, gördükleriniz karşısında yeryüzünde cennet varsa burası olmalı diyeceğiniz türden yerlerle karşılaşacaksınız. Bu kadar güzel in arasında kararsız kalacağınız da kesin. Bu kararsızlığınızı yenmek adına biz sizi kısa bir tura çıkaracağız. Burada görecekleriniz neredeyse okyanusta damla hükmünde olacak. Daha fazlası için düşün yollara demekten başka çaremiz yok…

Ege nin en temiz sahili Enez de

Üç denize kıyısı olan Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ da sahiller keşfedilmeyi bekliyor. Ege nin en temiz sahillerinden biri olan Enez, halen yöreye yakın ailelerin yaz aylarında dinlendikleri yer olmaktan öteye gitmiyor. Kırklareli nin Kıyıköy, İğneada ve Panayır İskelesi plajları da pek bilinmeyen yerler arasında. Kırklareli sahillerinde dinlenenler, yeşilin her tonuna tanıklık ederken, güneşin ve denizin de tadını çıkarıyor. Tekirdağ; Marmara Ereğlisi ve Şarköy ilçeleri ile Kumbağ beldesiyle önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor. Ulaşımın kolay olduğu Tekirdağ sahilleri, geçmişten bugüne kadar yerel halk ve özellikle İstanbulluların deniz, kum ve güneş için tercih ettiği yerlerden. Karadeniz kıyısında da dar bir sahil şeridi bulunan Saray ilçesindeki Çamlıkoy (Kastros) sahili de barınma tesislerinin olmaması sebebiyle sadece çadır turizmi ve günübirlik turlarla misafirlerini ağırlıyor.

Isparta nın yaylalarına uğrayın!

Isparta da başta yaylalar olmak üzere göller, kamp ve karavan alanları, yerli ve yabancı turistleri bekliyor. Akdeniz Bölgesi nin damıâ? olarak nitelendirilen ve yükseklikleri yer yer 3 bin metreyi bulan dağlarla çevrili bölge, yayla turizmi için önemli bir potansiyele sahip. Eğirdir ve yöresi Toroslar ın kuzeye bakan yamaçları yayla ve vadilerle çevrili. Yörede, Eğirdir sınırlarındaki Kurucaoluk, Camili, Belova ve Belkuyu yaylaları dikkati çekerken, Tota, Söğüt, Zengi ve Sorgun yaylaları da önemli değerler arasında bulunuyor.

Taş mimarisi için Halfeti ye…

Şanlıurfa nın doğal güzellikleriyle öne çıkan Halfeti, Bozova ve Birecik ilçeleri, iklim özellikleri ve mimari yapılarıyla dikkat çekiyor. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında inşa edilen Birecik Barajı nın yapımı sırasında yerleşim yerlerinin bir kısmı sular altında kalınca tam bir turizm beldesi haline gelen Halfeti, geleneksel taş mimariyle inşa edilmiş evleri, sular altında kalan tarihi camisi ve yeşil alanlarıyla turistik bir sahil beldesini andırıyor.

Karadeniz; manastır, şelale…

Doğu Karadeniz, doğal, kültürel ve tarihi değerlerinin yanı sıra henüz tam anlamıyla turizmin hizmetine sunulmamış varlıklarıyla da ilgi çekiyor. Vazelon Manastırı, Trabzon un Maçka ilçesine 14 kilometre uzaklıkta Kiremitli köyü sınırları içinde, bir kayalığın önünde bulunuyor. Trabzon un batı sahilinde şehir merkezine 8 kilometre uzaklıkta Yıldızlı beldesi sınırları içerisinde yer alan Sera Gölü, denize 2 kilometre mesafede. Göl, 1950 yılında meydana gelen bir toprak kayması sonucunda oluşmuş. Sera Gölü, hem doğal güzelliği hem de çevresindeki tesislerle ziyaretçilere güzel imkanlar sunuyor. Memişoğlu Konağı, Sürmene ilçesinin 4 kilometre doğusundaki Balıklı mevkiinde bulunuyor.

Rize nin Ayder Yaylası, Çamlıhemşin ilçesinin Marselabat Tepesi, Ardeşen ilçesinin Kolezana ve Sırt yaylaları da büyüleyici bir güzelliğe sahip. Çamlıhemşin ilçesi ile Ayder Yaylası arasında bulunan Tar Deresi Vadisi ndeki birçok küçük düşümlü şelalenin yanı sıra 250 metre yükseklikten akan Bulut Şelalesi de görenleri hayran bırakıyor.

Artvin in Murgul ilçesinde, Tiryal Dağı üzerinde bin 700 rakımda bulunan Karagöl, içerisinde dünyada sadece bir bölgede yetişen ve endemik olarak tanımlanan bitkileri barındırıyor. Bu dağlar, kuşların göç yollarının üzerinde bulunması, endemik bitki çeşitliliği ve uygun yürüyüş parkurları ile doğaseverlere doyumsuz güzellikler sunuyor.

Türkiye nin en fazla ören yerine sahip illerinden biri olan Aydın da, yerli ve yabancı turistler tarafından bilinmeyen 6 antik kent bulunuyor. Ünlü tarihçi Herodot un en güzel gökyüzünün altı ve en güzel uygarlıklar vadisi olarak adlandırdığı Aydın da, tarihi en iyi şekilde yansıtan Afrodisias, Milet, Alinda, Didim, Nysa, Prien, Magnesia gibi birçok ören yeri ve gün yüzüne çıkarılmış antik kent bulunuyor. Yerli ve yabancı turistler tarafından ilgi ile gezilen bu ören yerlerinin yanı sıra turistler tarafından bilinmeyen ve tur düzenlenmeyen Amyzon (Mazın), Gerga, Myus, Orthasia, Piginda ve Pygela gibi antik kentler de turistleri bekliyor.

Saklı Cennetin Büyüsü

Saklıkent ve Gorge Ağaç Evleri

Saklıkent ve Gorge Ağaç Evleri
Saklıkent ve Gorge Ağaç Evleri, Olympos ağaç evlere alternatif arayanlar için tavsiyemdir. Ağaç evlerdeki çardaklarda gün boyu yatıp, önünüzden akan nehirim buz gibi sularına kendinizi bırakın. 1 dakika sonra yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz.

Ardından kanyonu keşfe çıkın..

-Kanyonda vardığınız yer asla geri dönüş noktası olmayacak. Çünkü içinizde hep şu dürtüler olacak `Acaba buradan ilerisine kimse ulaşabilmiş midir?` Ama siz yine de kendinizi fazla kaptırmayın

-Islanmayı göze alın ve ayakkabılarınza kıyamıyorsanız kanyon girişinden lastik ayakkabı kiralayın.. Veya en doğru şey saklıkente gitmeden önce kendinize kayıp düşmeyeceğiniz bir sandalet edinin.

-Kanyonda şifa niyetine yüzüne çamur sürenleri görürseniz yanlarından usulca ilerleyin

-Beraberinizde fotoğraf makinası almayın, alırsanız suya düşürmeyin.

-Akıntının güçlü olduğu yerlere dikkat edin, kaygan kayalara basmayın.

-Gözleme ve balığınızı nehrin üzerinde kurulmuş olan ahşam masalarda yemeyi deneyin.

-Kafanızı arasıra yukarı kaldırıp, muhteşem kaya oluşumlarını seyredin.

-Ve son olarak sevgilinizle gidiyorsanız kanyon yürüyüşü boyunca asla romantik olmaya çalışmayın, daha çok bastığınız kaya ile ilgilenin..

Saklıkent ve Gorge Ağaç Evleri

Ağva

Ağva

Bir yanında Yeşilçay, diğer yanında Göksu, yeşilin binbir tonunu barındıran ormanları ve Karadeniz`e bakan altın sarısı kumsallarıyla adeta bir yeryüzü cenneti Ağva. Göksu ve Yeşilçay`ın denize döküldükleri yerde oluşan küçük bir delta üzerine kurulu olan şehir, Latince`de `iki dere arasındaki köy` ve `su` anlamlarına geliyor.

İstanbul`a sadece 97 km uzaklıktaki Ağva, Şile ilçesine bağlı bakir kalmış yerlerden biri. Şehrin karmaşasından, süratinden, gürültüsünden yorgun düşenler için ideal bir dinlenme ve nefes alma yeri.

Tarihi Mekanları Görülmeye Değer
Ağva`nın tarihte bilinen ilk konukları Hititler olmuş. Daha sonra Frigler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar bu büyülü güzelliklerden nasiplerini almışlar. Tarihi M.Ö. 7. yüzyıla kadar uzanan Ağva`da, Hititler`e ve Frigler`e ait kalıntıları, ayrıca Roma ve Bizans döneminden kalan kilise kalıntılarını ve mezar taşlarını görmek mümkün.

Masmavi Denizi ve Altın Sarısı Kumsalları Tertemiz
Sırtını yemyeşil ormanlara dayayan Ağva`nın cephesi Karadeniz`e dönük. Kıyıya çok yakın yerleşim alanı olmaması, Ağva sahillerinde görüntü ve deniz kirliliği gibi bir sorunu ortadan kaldırıyor. Bu sayede geniş kumsalları ve berrak denizi ruhunuzu okşayan bir yapıya bürünüyor.

Nazlı Göksu
Şehrin batısından nazlı nazlı kıvrılarak Karadeniz`e dökülen Göksu`nun kıyıları yemyeşil bitki örtüsü ve kimi bölümlerininde geçit vermeyen sazlıklarla kaplı. Göksu`nun Karadeniz`e dökülen ağzı geniş bir kumsala açılıyor. Sahilinin her iki tarafında konaklama ve günübirlik tesisler bulunan derenin güzelliği görülmeye değer.

Yeşilçay; tıpkı adı gibi
Ağva`nın doğusunda kalan Yeşilçay; adını her iki sahilindeki bitki örtüsünün suya yansıyan görüntüsünden alıyor. Mendirekleri ve rıhtımı sayesinde burası küçük tekneleri için doğal bir liman işlevi görmekte. Mendirekle ilçe merkezi arasında uzanan rıhtımda her zevke uyan kafe ve restoranlar sıralanıyor. Ağva`yı dolaşırken mola vermek isterseniz bunlardan birine girerek yorgunluğunuzu giderebilirsiniz.

Yeşil, Tekneleri de Sarıp Sarmalıyor
Rıhtımın bittiği yerde balıkçı teknelerinin bağlı olduğu ahşap iskelleler başlıyor. Çoğu derme çatma olan bu iskelelerin bazılarında, minik birer balkon çıkıntıları var. Balıkçılar burada ağlarını onarırken bir taraftan da bu inanılmaz keyifli manzaranın tadını çıkarıyorlar. Yeşil renk o kadar yoğunk ki, sahil boyunca yürüdüğünüzde sadece iskeleleri değil tekneleri bile zor görüyorsunuz.

Koylar ve Şelale Görülmeye Değer
Kandıra yolundan sapılan kilimli ve Kadırga koyları, Ağva`ya 10/15 dakika mesafede bulunuyor. Her ikisinde de piknik yapılıp denize girilebiliyor. Ayrıca Ağva`da sadece denizden ulaşılabilen minik koylar da bulunuyor. Teke yolu üzerinde bulunan şelale ise, Ağva`ya neredeyse yürüyüş mesafesinde. Burada şöyle bir soluklanmanın, piknik yapmanın keyfine doyum olmuyor.

Balık Yemeden olmaz
İki derenin arasında kalması Ağva`yı adeta bir balık cenneti haline getiriyor. Karadeniz`deki balıkların hemen hemen tamamı buralara tatlı su banyosu yapmaya geliyorlar. Tekneler, balıklarla öyle doluyorki, neredeyse batacakmış gibi duruyorlar. İstanbul`un balık ihtiytacının önemli bir bölümünü ağva karşılıyor.

Görmeden gitmeyin
Ayrıca Ağva`ya geldiğinizde canınız eğer bir tekne turu çekerse Gelin Kayası, Kilimli koyu ve hatta biraz daha vakit bulabilirseniz Saklı Göl gibi yerleri görmeden dönmeyin

Ağva