Tatil Kent

Tatil Rehberiniz

Pamukkale Tatil

Pamukkale Tatil




Bembeyaz travertenleri, kaplıcaları ve antik kentleriyle önemli bir turizm merkezi olan Pamukkale Denizli ilindedir.

İklim: Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.

GEZİLECEK YERLER

Hierapolis (Pamukkale) :D enizli ilinin 18 km. kuzeyinde yer alan Hierapolis antik kentinin arkeoloji literatüründe Kutsal Kent olarak adlandırılması, kentte bilinen bir çok tapınak ve diğer dinsel yapının varlığından kaynaklanmaktadır.

Hierapolis coğrafi konumu ile kendisini çevreleyen çeşitli tarihi bölgeler arasında yer almaktadır. İlk Çağ’da yaşayan Strabon ile Ptolemaios verdikleri bilgilerde, Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Hierapolis’in bir Frigya kenti olduğunu ileri sürerler. Hierapolis olarak adlandırılmadan önce kentte bir yaşamın var olduğunu Ana Tanrıça kültünden dolayı biliyoruz.

Kentin kuruluşu hakkında bilgilerin kısıtlı olmasına karşın; Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından M.Ö. II. yy’ başlarında kurulduğu ve Bergama’nın efsanevi kurucusu Telephos’un karısı Amazonlar kraliçesi Hiera’dan dolayı, Hierapolis adını aldığı bilinmektedir.

Hierapolis, Roma İmparatoru Neron dönemindeki (MS. 60) büyük depreme kadar, kentleşme ilkelerine bağlı kalarak özgün dokusunu sürdürmüştür.Kent, Neron dönemi depreminden büyük zarar görmüş ve tamamen yenilenmiştir. Üst üste yaşadığı bu depremlerden sonra, tüm niteliğini kaybetmiştir. Hierapolis Roma Dönemi’nden sonra Bizans Dönemi’nde de çok önemli bir merkez olmuştur. Bu önem, MS. 4. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlık merkezi olması (metropolis), MS. 80 yıllarında, Hz. İsa’nın havarilerinden olan, Aziz Philip’in burada öldürülmesinden kaynaklanmaktadır. Hierapolis, 12. yüzyıl sonlarına doğru Türklerin eline geçmiştir.

Başlıca Kalıntılar: Ana Cadde ve Kapılar: Yaklaşık 1 km. uzunluğundaki kentin geniş ana caddesi, kenti bir ucundan diğer ucuna ikiye böler. İki tarafında sütunlu galeriler ve önemli kamu yapıları vardır. Her iki ucunda birer anıtsal kapı bulunmaktadır. Bu kapılar ve caddenin büyük bölümü Roma Dönemi’nde inşa edildiğinden, Bizans surunun dışında kalmaktadır. Güneyinde MS.5. yüzyıla tarihlenen ”Güney Bizans Kapısı” vardır. Kuzeyde, iyi korunmuş, üç gözlü ve iki yanında yuvarlak kuleleri olan kapıda, İmparator Domitian’a ithaf edilmiş Latince yazılmış bir yazıt vardır. Bu yazıttan dolayı buna Domitian Kapısı veya Roma Kapısı denir. Bu kapıdan güneye inen yolun surla kesiştiği yerde, MS. 5. yüzyılda tarihlenen “Kuzey Bizans Kapısı” bulunmaktadır.

Surlar: MS. 5. yüzyılda, kuzey, güney ve doğu yönlerinde surlarla çevrilmiştir. Büyük kısmı bugün yıkılmış halde olan surlara, 24 adet kare planlı kule yerleştirilmiştir. İki anıtsal kapı ve iki küçük kapı olmak üzere 4 girişi vardır. Kuzey ve güney anıtsal kapıları ana caddeye açılır.

Büyük Hamam Kompleksi : Bugün, masif duvarları ve bazı tonozları ayakta kalabilmiş olan yapının iç mekanlarının mermerle kaplı olduğuna dair izler bulunmaktadır. Hamamın planı diğer tipik Roma hamamları gibidir. Önce girişte büyük avlu, iki yanında büyük holler bulunan kapalı dikdörtgen bir alan ve esas hamam yapısı yer alır. Palaestra’nın yan kanatlarında, biri güneyde, diğeri kuzeyde olan iki büyük hol imparatora ve törenlere ayrılmıştır. Hamam kompleksinin kalıntıları MS. 2. yüzyıla tarihlenir. Büyük hole bitişik tonozlu kapalı mekanlar günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

Apollon Tapınağı : Mevcut tapınak, eski ve dini mağara olarak bilinen Plutonion üzerine kurulmuştur. Yerli halkın en eski dini merkezi olan bu yerde Apollon, bölgenin Ana Tanrıçası Kybele ile buluşmuştur. Eski kaynaklar, Ana Tanrıça Kybele rahibinin bu mağaraya indiğini ve zehirli gazdan etkilenmediğini bildirirler. Apollon Tapınağı’nda üst yapıya ait kalıntılar MS. 3. yüzyıldan geriye gitmemektedir. Tapınak alanına geniş basamaklarla çıkılır.

Tiyatro: Yamaca yaslanmış tüm cephesiyle birlikte korunabilen büyük bir yapıdır. İnşasına MS. 60 yılında olan büyük depremin ardından Flaviuslar döneminde MS. 62 yılında başlanmış, MS. 206 yılında tamamlanmıştır. 50 oturma sırası bulunur ve 8 merdivenle 7 bölüme ayrılmıştır. Caveanın tam ortasından geçen diozomaya her iki yandan tonozlu birer geçit ile girilir. Sütunların arası heykellerle süslenmiş olup, burada yapılan kazılar sırasında bol miktarda heykel bulunmuştur. Sahne arkasındaki duvarlarda ise mermer kabartmalar yer alır.

Kiliseler: Kent merkezinde, 6. ve 7. yüzyıllara ait bir Katedral, Direkli Kilise ve iki kilise daha yer alır. Ayrıca MS. 6. yüzyıl başında Büyük Hamam Kompleksinin merkezi holü kiliseye dönüştürülmüştür. Kuzey bölgesinde de küçük şapeller mevcuttur.

İnanç Turizmi

Nekropol : Batıdaki traverten alanları dışında kalan üç yönde nekropol alanları bulunmaktadır. Bunlar yoğunlukla Tripolis-Sardes’e giden kuzey yolunun ve Laodikeia-Colossae’ye giden güney yolunun iki tarafında yer alır. Mezarlarda kireçtaşı ve mermer kullanılmıştır. Mermer kullanımı daha çok lahit tiplerinde görülür. Kuzey nekropolü, erken Hıristiyanlık dönemine kadar karakteristik lahitleri, mezar tiplerini ve mezar anıtlarını bir arada içerir. Kentte görülen mezarlar lahit, tümülüs ve ev tipi mezarlardır. Konut mimarisini anımsatan mezar yapıları, nekropolün en önemli elemanlarıdır

Laodikeia : Çürüksu (Lykos) ırmağının güneyinde kurulmuştur. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok “Lykos’un kıyısındaki Laodikeia” şeklinde geçmektedir. Diğer antik kaynaklara göre ise, kent MÖ. 261-263 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente Antiokhos’un karısı Laodikeia’nın adı verilmiştir.

Laodikeia, MÖ. I. yüzyılda Anadolu’nun en önemli ve ünlü kentlerinden biridir. Kentteki büyük sanat eserleri bu döneme aittir. Romalılar da Laodikeia’ya özel bir önem vermişler ve Kıbyra (Gölhisar-Horzum) Conventus’unun merkezi yapmışlardır.

İmparator Caracalla zamanında Laodikeia’da bir seri kaliteli sikke basılmıştır. Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır. Küçük Asya’nın 7 ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması, Hıristiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. MS. 60 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem kenti yerle bir etmiştir.

Laodikeia’nın Yapıları

Büyük Tiyatro : Antik kentin kuzeydoğu tarafında, araziye uygun olarak Roma inşa tarzında yapılmıştır. Sahnesi tamamen yıkılmış olup, cavea (seyircilerin oturduğu bölüm)ve orkestrası(sahnenin önündeki koro veya oyuncuların yer aldığı bölüm) oldukça sağlam durumdadır. Yaklaşık 20.000 kişiliktir.

Küçük Tiyatro: Büyük tiyatronun 300 metre kadar kuzeybatısında yer almaktadır. Araziye uygun olarak, Roma tarzında inşa edilmiştir. Scenesi (sahne)tamamen yıkılmış olup, cavea ve orkestrasında da bozulmalar mevcuttur. Yaklaşık 15.000 kişi alabilecek büyüklüktedir.

Stadyum ve Cimnazyum : Kentin güneybatısında, doğu-batı doğrultusunda uzanmaktadır. Stadyumun ek yapıları ile cimnazyum bir bütünlük teşkil edecek şekilde yapılmıştır. MS. 79 yıllarında yapılan stadyumun uzunluğu 350 metre, genişliği 60 metredir. Amfiteatr şeklinde yapılmış olan yapının, 24 oturma basamak sırası bulunmaktadır. Büyük bölümü tahrip olmuştur. MS. 2.yy. ‘da yapılan cimnazyumun, Proconsul Gargilius Antioius tarafından inşa ettirilerek İmparator Hadrianus ve eşi Sabina’ya ithaf edildiğine dair yazıt bulunmuştur.

Anıtsal Çeşme: Kentin ana caddesi ile ara caddesi köşesinde yer almaktadır. Roma dönemi yapısıdır. İki cepheli olarak yapılmış havuz ve nişleri vardır. Bizans zamanında onarım görmüştür.

Meclis Binası : Kentin güneybatısındadır. Dikdörtgen planlı olan anıtsal yapı, doğu-batı yönünde uzanmaktadır. Ana giriş doğu cephesindedir.

Zeus Tapınağı: Antik Laodikeia kentinin sütunlu caddesinin doğu kesiminde, küçük tiyatro ile Nymphaeum (anıtsal çeşme)arasında bulunmaktadır.

Büyük Kilise: Sütunlu caddenin güneyinde caddeye bitişik olarak inşa edilmiştir. Sadece taşıyıcı bölümlerinden bir kısmı ayakta kalmıştır. Ana giriş kilisenin batısındadır.

Kaplıcalar

Karahayıt Kaplıcası: Pamukkale termal kaplıcası sisteminin bir kolu sayılan bu kaplıca, Pamukkale’nin 5km kuzeyinde, Karahayıt Kasabası’ndadır.

Kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma-siyatik, deri sinir, lumbago, gibi hastalıklarla uyuz, sivilce, kaşıntı gibi deri hastalıklarına iyi gelir.

Pamukkale Kaplıcaları: İl merkezine 18km uzaklıkta bulunan eski Hierapolis kentinin bulunduğu alandır. Travertenler yaratan karstik alanlardan çıkan sular; bünyesindeki kireç çözeltisi, genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını andıran kalker tüflerini, Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır.

Pamukkale termal suyunun tedavi edici özelliği, çok eski çağlardan beri anlaşılmış, yüzyıllar sonra şifa niteliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kaynaklar etrafında dini ayinler yapılmış, şenlikler düzenlenmiş, büyük devlet adamları ve zengin kişiler antik dönemde tedavileri için Hierapolis’e gelmişlerdir.

YAPMADAN DÖNME

Hierapolis ve Laodikeia Antik Kentlerini gezmeden,
Essiz güzellikleri travertenleri görmeden,
Kaplicalara girmeden,
Yesildere Selalesi ve çevresini gezmeden,…
Dönmeyin.


Kuşadası Tatil

Kuşadası Tatil




Kuşadası, Aydin il merkezine 71 km. uzaklikta, Ege Bölgesi’nin denizle bulustugu kiyi seridinde yer almaktadir. Kuzeyde Selçuk ve Pamucak, güneyde Dilek Yarimadasi ile sinirlanan ilçe merkezi Izmir, Efes, Meryemana, Milet, Didim, Pamukkale, Marmaris, Bodrum gibi önemli turistik merkezlerin odaginda bulunmaktadir. Kusadasi Limani, Yunanistan’a ait Sisam adasina yakin olmasi nedeniyle, buraya gelen turistler için Türkiye’nin ikinci önemli deniz kapisidir.

Gezilecek Yerler

Güvercinada : 19 yy.da Mora ayaklanmasi sirasinda adalardan gelebilecek saldirilara karsi karakol olarak Osmanlilar tarafindan yapilmistir.

Kruvaziyer ve Yat Limanlari

Kusadasi’nda turist gemilerinin yanastigi iki adet iskele ve ayrica 650 yat kapasiteli yat limani bulunmaktadir. Kusadasi Limanina her mevsim gemiler yanasmaktadir. Kusadasi limanindan Yunan Adasi olan Sisam (Samos)’a bahar ve yaz aylarinda (1 Nisan – 20 Ekim arasi her gün) düzenli olarak yolcu motor seferleri yapilip, kis aylarinda bu seferler charter olarak degisir. Limanda günübirlik ve saatlik piknik turu yapan yolcu motorlar mevcut olup, Mavi Tur yapan yatlar da yat limaninda bulunmaktadir.

Cami ve Kervansaraylar

Öküz Mehmet Pasa Kervansarayi : 1618 yilinda Sadrazam Mehmet Pasa tarafindan yaptirilmistir. Dis duvarlarda görülen top delikleri sehrin korsan saldirilarina karsi korunmasi amaciyla yapilmistir. Kale Içi Camii : 1618 yilinda Sadrazam Öküz Pasa tarafindan yaptirilmistir.

Plajlar

Kusadasi’nda bulunan plajlar; Kadinlar Denizi Plaji,Güvercin ada Plaji,Yilanci Burnu Plaji, Yavan su Plaji, Kustur Plaji, Kara ova Plaji, Güzelçamli Plaji, Sevgi Plaji, Kalamaki Plajidir.

Kaplicalar

Çiban (Yavan su ) Kaplicasi, Venüs Kaplicasi, Güzelçamli kaplicasi Kusadasi’nin önemli kaplicalaridir.

Magaralar

Karaca Magarasi

Korunan Alanlar ve Milli Parklar

Büyük Menderes Deltasi Milli Parki

Yapmadan Dönme
Öküz Mehmet Pasa Kervansarayini görmeden
Güvercin adayi gezmeden
Plajlardan denize girmeden
Dilek Yarimadasi Milli Parkini gezmeden
Mavi tura katilmadan,…
Dönmeyin.


Çeşme Tatil

Çeşme Tatil




Çesme, sifali sicak sulari, olaganüstü sayilabilecek kalitede kumun, günesin ve berrakligin kucaklastigi sirin bir tatil beldesidir.Çesme Izmir’in 94 km. batisinda, kendi adini tasiyan yarimadanin en ucunda kurulmustur. Gemiciler tarafindan küçük liman diye adlandirilmistir. Zamanla çogalan ve buz gibi sularin aktigi çesmelerinden dolayi da yöreye Çesme denilmistir. 15 km. kuzeyindeki Ion kenti Erythrai’ nin limani olan Çesme’nin dogusunda, Kalemburnunda I.Ö.1000 yillarinda küçük bir yerlesim alani oldugu bilinmektedir. Çesme-Ildiri köyünde ortaya çikarilan Erythrai Antik Kenti ile Çesme kentinde Osmanli Döneminden kalan Kale, Kervansaray, çok sayida çesme ve tarihi kent dokusundaki sivil mimarlik örnekleri yörenin arkeolojik ve tarihi kaynaklarini olusturan yapitlardir.

Sehrin ortasindaki tepe bugün kalintilari görülen Akropolde yapilan kazilarda Athena Pallas tapinagina adak olarak sunulmus heykelcikler bulunmustur. Buluntular içinde en önemlisi, Arkaik devirden kalma bir kadin heykeli Izmir Arkeoloji müzesinde sergilenmektedir. Her yil Temmuz ayinda uluslar arasi sarki festivali düzenlenir.

Tarihçe: Ilk çagda Cyssus adiyla bilinen Çesme, Anadolu’nun Bati kiyisinda MÖ.1000 yillarinda tahmin edilen 12 Ion kentinden biri olan Erythrai (Eritre)’nin Ildiri Iskelesiydi. Erythrai, M.Ö. 6. yüzyilda oldukça genis ve önemli bir yerlesim merkezi durumundaydi. Son derece koruyucu bir limana sahip olan Erythrai Misir, Kibris ve bati ülkeleri ile iliski kurmus ve ticaretini gelistirmistir..

Lidya ve Pers egemenliginden sonra Roma ve Bizans hakimiyetinde kalmistir. Çesme, Selçuklu, Osmanli, Aydinogullari ve tekrar Osmanli Dönemlerini sirasiyla yasamistir.

Iklim: Akdeniz iklimi yasanir. Son derece sicak ve kuzeyden esen rüzgarlara açiktir.

Gezilecek Yerler

Çesme Kalesi: 1508 yilinda Osmanli Padisahi 2. Bayazit tarafindan yaptirilmistir. Kale Osmanli mimarisinin tüm özelliklerini tasimaktadir. Bu tarihi yapi, ilçede yapilan Uluslararasi Çesme Müzik Yarismasinda konser yeri olarak düzenlenerek tüm dünyaya sergilenmektedir.Her yil uluslararasi Çesme festivali 2-7 temmuz tarihleri arasinda burada kutlanmaktadir. Kalenin önünde Kaptan-i Derya Cezayirli Hasan Pasa’ nin aslanli heykeli bulunmaktadir.

Kervansaray: 1528 yilinda Kanuni Sultan Süleyman tarafindan yaptirilan Kervansaray iki katlidir. Bu tarihi yapi bugün otel olarak hizmet vermektedir. Hediyelik esyalari deri giysileri ve kaliteli halilariyla alisveris imkanlari sunulur. Geceleri özellikle restoranlar, barlar ve diskolar etrafinda canli, neseli bir atmosfer bulunur.

Kaplicalar

Çesme Ilicalari: Izmir – Çesme yolu üzerinde ve Çesme’ye 5 km. uzaklikta deniz kiyisinda bulunan Çesme Ilicalari plaji ve ilicasi ayni yerde olan dünyanin en ilginç ve zor bulunur ilicalarindan biridir. Sularin sicakligi 58 o C dolayindadir. Romatizmanin kronik her sekli, gut sismanlik gibi metabolizma bozukluklari ile rasitizm, kadin, deri, hastaliklari, karaciger ve idrar yollarinin agrili hastaliklarinda yararli olmaktadir. Kaplica civarinda modern konaklama tesisleri mevcuttur. Ayrica bu konaklama tesislerinde termal özellikte havuz ve banyolar bulunmaktadir. Çesme kaplicalarina ulasim Üçkuyular’dan kalkan Çesme otobüsleri ile mümkündür.

Sifne (Reisdere) Kaplica ve Çamuru: Çesme Ilicalarinin 5 km kuzey dogusunda Sifne körfezinde küçük bir yarimada üzerinde bulunan etrafinda çesitli konaklama ve yeme- içme tesisleri yer almaktadir. Romatizma, rasitizm, kadin hastaliklari ve idrar yollari, mide, bagirsak, egzama, kan çibani gibi deri hastaliklarinda yararlidir.

Yat Limanlari

Yat Limani: Izmir ilinde özellikle Çesme Yarimadasi’nin güneyi ülkemizin belli basli yat güzergahlarindan birini olusturmaktadir. Çesme-Kusadasi güzergahi yat turizmi altyapisinin en çok gelistigi alandir. Ticari ve yat limani bulunan Çesme Limani’nin iskelesi iki küçük tonajli gemi yanasabilecek kapasitededir. Yat Limani ise 150 teknenin barinabilecegi büyüklükte tasarlanmistir. Kislari balikçi barinagi yazlari ise yatçilara hizmet vermektedir.

Alaçati Iskelesi: Alaçati beldesinin güneyinde yan yana siralanmis koylarla, yatçilar için bir cennet niteligindedir. Iskelede 80 tekne barinabilmektedir. Yatlarin barinabilmesi için pek çok imkan vardir.

Çesme-Altinyunus Yat Limani: 70 büyük ve 40 küçük tekne baglanabilecek kapasitede olup her türlü yat bakim hizmeti verebilmektedir. Yat Limani geceleyen ya da konaklayan yatlara su, elektrik, telefon, bakim, onarim ve kislama hizmetlerini verebilecek durumdadir.

Sportif Aktiviteleri

Kamp-Karavan: Büyük Liman ve Pasa Limani koylarinda kamp alanlari ve yazlik konutlar açisindan zengindir. Ayrica Antik Erythrai kentinin bulundugu Ildiri yöresindeki dogal plajlar ve kamp alanlari kullanima uygundur.

Avcilik: Çesme kara avciligindan hoslanalar için de zengin bir yerdir. En ilginç ve heyecan verici av, kuskusuz domuz avidir. Yetkili makamlardan gerekli izinler alindiktan sonra herkes domuz avina çikabilir. Çesme keklik ve tavsan bakimindan da zengindir. Bu hayvanlarin en çok görüldügü mevsim Eylül-Aralik aylari arasinda olup bu mevsim süresince avlanmak serbesttir. Avcilikla ilgilenenleri Çesme kisin da agirlayabilir.

Rüzgar Sörfü: Alaçati, Avrupa’nin sörf bölgeleri arasinda en ilginç ve çesitlik sunan bölgelerindendir. Bozulmamis bir örtüsü ile sörf merkezi V biçiminde berrak suyu olan bir koydadir. Çesitli rüzgar kosullari ve ideal sörf alani ile Avrupa’daki en önemli sörf merkezlerinden biridir.

Deniz suyu oldukça sigdir ve rüzgar genellikle kuzeyden esmektedir. Haziran ayindan Eylül ayinin ortalarina kadar ortalama 4-6 siddetinde eser. Nisan-Ekim aylarinda ise P güney rüzgari eser ve güzel dalgalar olusturur. Alaçati’ nin en güzel özelligi, rüzgarin soldan, yani meltem olarak esmesi ve siddetli rüzgarda dahi düzenli dalgalarin olusmasidir. Akintinin da rüzgar ile ayni yönde olmasi sörf yapanlara kolaylik saglamaktadir. Alaçati meltem rüzgarina sahip bölgeler arasinda hiç süphesiz en güvenilir olanidir. Burada dört ayri rüzgar Ege’nin içlerine uzanan Çesme Yarimadasi’na oksarlar. Meltem, Lodos, Poyraz ve Gerence rüzgarlari yil boyunca bölgeyi ziyaret eder.

Sakiz Agaci

6000 yil önce ilk kez Çesme’de bulunan sakiz agaçlari görülmeye degerdir. Bu agaçlardan lezzetli aromasiyla sakiz reçeli ve essiz sakiz rakisi yapilir. Sakiz mutfaklarda kullaniminin yani sira ilaç ve boya üretiminde de kullanilir.

Eski Yunan doktorlari, sakizdan kuduza, yilan sokmalarina, mide rahatsizliklarina, bagirsak ve akciger hastaliklarina karsi çesitli ilaçlar yaparlardi. X. yüzyildan sonra, sakizin ünü, Sakiz Adasini asarak yayilmis ve dünyada meshur olmustur.

Yapmadan Dönme
Çesme Kalesini gezmeden,
Çesme Kaplicalarinda kalmadan,…
Dönmeyin..


Bodrum Tatil

Bodrum Tatil




Homeros’un ‘Ebedi mavilikler ülkesi’ dedigi ve bir diger Bodrumlu Cevat Sakir’in de ‘baska yerde olup nur içinde yatilacagina burada nur içinde yasanir’ demesi bosuna degildir. Tarih boyunca, önceki adiyla Halikarnassos, sonra da Bodrum, paylasilamayan ve ugrunda hep mücadele edilen bir yer olmustur.

Bodrum, dogu ve bati limanlarinin birlesmesinden meydana gelen yarimada üzerinde yükselen kalesi ve iki limanin kiyilarina dizilmis bembeyaz evleri, gümbetleri ve denize inen daracik sokaklari söhreti dünyaya yayilmis yatlari, tersaneleri ile ünlü bir yöredir.

Bugün Bodrum, bir tatil yöresinden beklenen tüm unsurlari bünyesinde toplamis, yaz-kis yasanabilecek önemli bir turizm merkezidir. Dünyanin dört bir yanindan gelen zengin yatçilardan kisitli bütçesiyle bir pansiyonda uzun yaz tatili geçirebilen gelir gruplarina kadar tüm kesimlerin beklentisini karsilayacak donanima sahiptir.

Tarihçe: Bodrum geçmiste bir çok uygarliga besiklik etmistir. Çaglar boyunca Ege adalarindan gelenlerin sayisiz istilasina ugrayan Bodrum, Akdeniz’de hakimiyet kurmak isteyenler için önemli bir merkez olmustur. Ionia ile Likia arasinda kalan bölgede digerlerine göre daha küçük olan Karya (Karia) yer alir. Halikarnassos, (Bodrum) Karya’nin önemli sehirlerinden birisi oldu. Bölge tarihçi Heredot’u, tarihin ilk kadin amirali olan I. Artemisia ve onun kadar basarili amiral olan II. Artemisia’yi, Leachares, Shepas gibi sanatçilari yetistirmistir.

Bodrum tarih boyunca Preslerin Makedon’larin, Roma Imparatorlugunun ve Bizans’in egemenligi altina girmistir. Bizans, 1071 yilinda Malazgirt’te Selçuklu Sultani Alpaslan’a yenilmesinden sonra Anadolu hakimiyetini kaybetmistir. Osmanli hükümdari Mehmet Çelebi tarafindan 1415 yilinda Halikarnassos’a yerlestirmistir. Rodos Sövalyeleri, bu günkü Bodrum Kalesini insa ederek yörede egemenlik kurmuslardir. Akdeniz’i bir Türk gölü haline getiren Kanuni Sultan Süleyman 1522 yilinda düzenledigi Rodos Seferinde Rodos ile birlikte Bodrum’u da Osmanli topraklarina katmistir.

Iklim: Kislari ilik ve yagisli, yazlari sicak ve kuraktir. Ancak yazin ögleden sonra esen “meltem” sicagin etkisini azaltir.

Ulasim

Karayolu: Bodrum’a ülkemizin tüm illerinden düzenli otobüs seferleri ile ulasilmaktadir. Otobüs terminali sehir merkezindedir.

Otogar Tel : ( 90-252) 316 26 37

Denizyolu: Yunan Adalari Istanköy’e (Cos) ve Rodos’a düzenli feribot seferleri yapilmaktadir. Bodrum’dan Datça (Knidos) , Didim ve Dalyan’a da deniz baglantilari bulunmaktadir. Feribot ve deniz otobüslerinin hareket noktalari Ana Limandadir.

Bodrum Feribot Acentesi :( 90-252) 316 08 82

Bodrum Express (Deniz Otobüsü)( 90-252) 316 10 87

Havayolu: Bodrum-Milas Havaalani ilçe merkezine 30 km. uzakliktadir. Ulasim THY servisleri, taksi ve dolmuslarla yapilmaktadir.

Havalimani Tel: ( 90-252) 523 01 01

Yapmadan Dönme

Bodrum Kalesi’ni ve Sualti Müzesi’ni görmeden
Sali Pazarina gitmeden
Günlük motor gezilerine katilmadan
Kisa da olsa Mavi Yolculuk yapmadan
Antik Tiyatro’dan Bodrum’u seyretmeden
Gümüslük’te balik yemeden
Bodrum usulü su böregi yemeden
Aci ot kavurmasi, kabak çiçegi dolmasi yemeden
Bodrum boncugu, batik dokumasi almadan…
Dönmeyin.