Tatil Kent

Tatil Rehberiniz

tekirdağ video

Tekirdağ vikipedi

Tekirdağ Marmara Bölgesi’nin Trakya kısmında yer alan ve Tekirdağ ilinin aynı isimli merkez ilçesi olan yönetsel birimidir. 2007 yılında merkez nüfusu 133.322 ‘dir.

Tarihi isimleri arasında Rodosto veya Rhaedestos, ve Bizans İmpatatorluğu döneminde de, devletin ismine benzer şekilde, Bisanthi sayılabilir. Orhan Gazi saltanatından itibaren Türklerin bölgeye yerleşmeleri ile başlangıçta Tekfurdağı ismi ile anılmış, sonradan bu ismin halk arasında yerleşmiş söyleniş tarzı olan Tekirdağ, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında resmileştirilmiştir. Tekir Dağı aynı zamanda şehrin sırtını dayadığı dağın ismidir (tarihi adı Combos).

Tekirdağ’da görülmeye değer sayısız eser bulunmaktadır.

İlginç ziyaret noktaları arasında Macaristan’ın Avusturya’ya karşı mücadele etmiş bağımsızlık kahramanı Ferenc Rakoczi’nin 1720-1735 yılları arasında (başka bir deyişle, Osmanlı’nın Macaristan’ı kaybetmesinden sadece 35 yıl kadar sonra) Osmanlı İmparatorluğu’na sığındığı dönemde kaldığı 17. yüzyıl Türk evi sayılabilir. Ev bugün müze kimliğini taşımakta olup, Macaristan hükümetinin mülkiyetinde ve Türkiye’yi ziyaret eden Macarların vazgeçilmez uğrak yeri konumundadır.

Ayrıca Namık Kemalin doğum yeri olup adına düzenlenmiş Namık Kemal Evi müzeleştirilmiştir.

Şehir merkezinde Atatürk’ün birebir boyutlarındaki tek heykeli bulunmaktadır.

Ayrıca Tekirdağ’ın köfte,rakı ve kirazı meşhurdur.Her sene haziran ayında kiraz festivali yapılmaktadır.
alıntı

Tekirdağ-saray

Saray, Tekirdağ
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Saray Tekirdağ’ın bir ilçesidir. Tekirdağ’a olan mesafesi 78 km. Nufüsu 17100′ dür. Saray ilçesi, kuzeyde Vize, doğuda Çatalca, güneyde Çerkezköy, batıda Çorlu ile çevrilidir.

Yüzölçümü 612 km² olup İl merkezine uzaklığı 82 km’dir.İlçenin yükseltisi ise 140 m’dir.

Düz bir alan üzerine kurulmuş bulunan ilçe topraklarının büyük bölümü Ergene Havzasında yer alır. Arazi kuzeydoğuda Yıldız Dağlarına doğru yükselerek uzanır. İlçenin en yüksek noktası Yıldız dağları üzerinde yer alan Karatepe’dir (473 m).

Trakya bölgesine hayat veren Ergene nehri Saray ilçesindeki Karatepe Güneşkaya mevkiinden doğar. Diğer iki akarsu Vize suyu ile Galata deresidir. Vize suyu ilçe dışında Ergene nehrine karışırken, Galata deresi Saray ilçesinin doğusundan geçip Çerkezköy ilçesinde Ergene nehrine ulaşır.

İlçenin sahip olduğu toprakların 314.895 dekarı kullanılan tarım alanları teşkil ederken orman ve fundalık alanlar 255.665 dekardır.

Trakya’da tek Karaçam ormanı Saray Kastro yöresinde bulunur. Bu sebeple Kastro yöresindeki 329 hektarlık Karaçam ormanı 18 Nisan 1988 tarihinde doğayı koruma alanı

(Milli Park) olarak ayrılmıştır. Yıldız Dağları ormanlıktır. Bu ormanlarda geniş yapraklı ağaçlardan, meşe ve karaçam hakimdir. “Bahçeköy” bölgenin önemli orman işletmelerinden biridir.

İlçede kara iklimi hakimdir. Kış ayları soğuk ve yağışlı geçmektedir.Yazlar sıcak ve kuraktır. Yıllık yağış ortalaması 678.2 mm’dir.
Tarih [değiştir]Saray’ın eski bir yerleşme merkezi olduğu, Güneşkaya (Güneşli) mevkiindeki tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Tekirdağ ilindeki en eski yerleşme bölgelerinden Saray ilçesi sınırları içindeki Güneşkaya ve ve Güngörmez mağaralarında Paleolitik (Eski Taş Devri) ve Kalkolitik yerleşme izlerine rastlanmıştır.

İlçe; Bizans döneminde küçük bir yerleşme birimiydi. Osmanlılar döneminde ise Istırancaların güney eteklerini izleyerek iki başkenti Edirne’yi İstanbul’a bağlayan yol üzerinde yer almasından önem kazanmıştır.

Cengiz Han’ın soyundan gelen Kırım Hanları 18. Yüzyılda bu bölgede özellikle de Saray dolaylarında sürgün hayat yaşamışlardır. Bugün Saray Ayaz Paşa Camii avlusunda gömülü olan Kırım Hanları şunlardır:

ll. Devlet Giray Han : öl. 1725
ll. Fetih Giray Han : öl. 1746
İslam Giray Sultan : öl. 1742
lll. Selim Giray Han : öl. 1785
lV. Devlet Giray Han : öl. 1780
Şahbaz Giray Han : öl. 792
Saray, Fatih döneminden 19. Yüzyılın sonlarına kadar Edirne Vilayeti Kırkkilise (Kırklareli) Sancağı’nın Vize kazasına bağlı bir nahiye olarak yönetilmiş. 1916’da Kırkkilise sancağına bağlı bir kaza merkezi olmuştur.

Milli mücadele sırasında bütün bölge ile birlikte Yunan işgaline uğramıştır. 1920’ de başlayan bu işgal Mudanya Mütarekesi ile 15 Ekim 1922 ‘de İtalyanlara teslim edilen Saray, 1 Kasım 1922 ‘de ise Yunan işgalinden kurtulmuştur.

Büyükyoncalı köyü 1856 da Osmanlı-Rus savaşının ardından Kırım’dan anavatana göç eden göçmenler tarfından 1861 tarihinde kurulmuştur.Kafileler halinde gelen göçmenlerin başlarında bulunan abid ve aşır Hoca beylerin önderliğinde bu günkü iskan sahasına yerleşmişlerdir.

1876-1877 Türk-Rus savaşında saray ve yöresi bu arada Büyükyoncalı köyü, nufusunun büyük bir kısmı ile köy terkedilmiştir.Rus savaşından sonra tekrar gelişen köy Balkan Savaşının(1912) çıkmasıyla Bulgar işgali altında kalmasına rağmen savaşın ikinci yarısında, yani bir yıldan az bi zamanda (1913) tekrar bölge Türk hakimiyeti altına girmiştir.

Bölge, Kurtuluş Savaşı’ndan önce Sevr Antlaşması hükümlerine göre Yunan işgali altında bırakılmıştı.1920 yılında vuku bulan Yunan askeri hareketi sonucunda Türk Birliklerinin kalıntılarının bir çoğu Çorlu-Vize ve Saray çevresindekiler köylerine çekilmişlerdir.Trakya yer yer müdafaa hareketlerine devam ederken bu arada Saray ve ona tabi olan köyler silahlı mücadeleye başalamamışlarsa da Yunan askerleri tarafından kanlı bir şekilde bastırılmıştır.Bu olaylar ard düşünceler dolayısıyla esir toplama amacı güden MİLOS FACİASI’nın başlangıç yerini teşkil etmiştir.

Yunan işgali karşısında Anadolu Milli Mücadeleye devam ederken Saray ve yöresi ‘ Trakya ve Paşaeli Cemiyeti’ nin faaliyet sahalarından birini teşkil etmiştir.O günlerde başlayan Büyük Taaruz sırasında alınan Yunan esirlerine karşılık; Yunan işgali altında bulunan Trakya’da Milos Faciası’na Büyükyoncalı ‘dan başlayarak Trakya’nın bir çok yerinden toplanan esirleri –asker diye sivil halkı- Edirne-Dedeağaç’tan ‘SYRMRA’ gemisinin ambarlarında Milos adasına sürmüşlerdir.Bizzat bu sürgün kampında bulunan bir esirin verdiği bir rapora göre (14 Mayıs 1923) te Milos Adasında sivil Türk savaş esirlerinden tifo salgını sonucunda 300 ölmüştür.Adaya getirilen esirlerin sayısı 3800 olup bunların sadece 2400 ü sağ kalabilmeyi başarabilmişlerdir.

Trakya’nın bu zor günlerinden sonra Büyükyoncalı Lozan Antlaşması hükümlerine göre Yunan askerleri tarafından boşaltılmış ve Türk hakimiyeti sağlanmıştır.Büyükyoncalı Kasabası bu mutlu günü askeri törenle ve yakın çevreninde katılımıyla 1 Kasım Kurtuluş Bayramı olarak kutlamaktadır.

Büyükyoncalı kasabası’nın adının nereden geldiği hakkında yapılan araştırmalara göre birbirine yakın iki rivayete göre aynı isme (MANİKA) varılmaktadır. Birinde bu bölgede oturan zengin bir Rum beyinin kızı Marika’nın sonradan rivayetten adını alan Manika deresinde boğulması sonucunda, babası kızının hatırasına itafen dereye Manika ve bu yöreye de aynı ismi vermiş olduğundan köy adını buradan almıştır. Diğer rivayete göre ise; Köyün kuruluşundan önce bahsi geçen derenin kenarında tek başına yaşamakta olan Manik adlı Rum’un sonradan buraya yerleşenler tarafından MANİK-MANİKA’ya dönüşmüştür. Köyün kurulduğu zamanki adı Manika-i Kebir (BÜYÜKMANİKA) köyü aynı isimli Manika-i Sagır (KÜÇÜKMANİKA) köyünden bu şekilde ayrılırdı. Görülen her iki rivayette ortak olan ismin Rum ismi olmasıdır. Ülkemizde önceden verilen yabancı isimlerin Türkçeleştirilmesi sonucunda T.B.M.M tarfından çıkarılan bir kanunla 1960 yılından itibaren Büyükmanika ismi BÜYÜKYONCALI olarak değiştirilmiştir.

Tarihi kültürel ve arkeolojik değerler [değiştir]Saray’ın eski bir yerleşim merkezi olması ve yine Eski Edirne- İstanbul yolu üzerinde olması ilçenin önemini arttırmıştır. Saray ilçesinde tarihi ve kültürel değerlerin varlığı da dikkati çeker.

Güneşkaya: Saray ilçesinin 2 km. batısındadır. Eski bir yerleşim merkezi olan bu alanda mağaralar ve tarihi kalıntılar vardır. İlimizin en eski yerleşim merkezi burasıdır. Yapılan yüzey araştırmalarında M.Ö. 5000- 3000 kalkolitik çağ buluntularına rastlanmıştır.

Güngörmez Mağaraları: Güngörmez karayolunun 3. Km’sinde Saray’ın güneyinden geçen Galata deresinin dik yamaçlarında yeralırlar M.Ö. 5000-3000 kalkolitik çağ buluntularına rastlanmıştır.

Bizans Su Yolları: Vize’den gelerek Ergene deresi su kaynaklarından beslenerek vadilerde kemerli su köprüleri inşa edilerek İstanbul’a kadar giden antik su yolları Saray çevresinden geçmektedir.

Ayas Paşa Camii: Sadrazam Ayas Mehmet Paşa ( 1536-1539 ) tarafından 1539’da yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılmıştır. Tek şerefeli ve silindirik gövdeli bir minaresi vardır. Yapı, tek kubbeli ana mekan ile son cemaat mahfelinden ibarettir.

Ayas Paşa Hamamı: Sadrazam Ayas Mehmet Paşa’nın yaptırdığı külliyenin hamamıdır. Ayas Paşa Cami’nin yanında yer alır. Cami ve hamam ilçede bulunan tek Osmanlı Devri mimari eseridir.

İdari yapı ve nüfus [değiştir]Saray ilçesi idari yönden 4 mahalle (Ayazpaşa, Kemal Paşa, Pazarcık, Yenimahalle) 2 Kasaba (Beyazköy, Büyükyoncalı ) ve 20 köyden oluşmaktadır.

Saray/TEKİRDAĞ 59600

Mahalli idareler [değiştir]Saray ilçesinde biri ilçe merkezi ikisi belde merkezinde ( Beyazköy, Büyükyoncalı) olmak üzere 3 belediye teşkilatı vardır. EĞİTİM-KÜLTÜR Saray ilçe merkezinde okur-yazar oranı % 94.63’tür. (2000) ilçede 15 ilköğretim okulunda 5110 öğrenci eğitim görmektedir. 1 Yüksekokul, 1 Genel Lise, Genel Lise bünyesinde 1 süper lise, 1 Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi, 1 Anadolu Lisesi ve Büyükyoncalı kasabasında Çok Programlı Lise ile birlikte ilçede 5 lise bulunmaktadır. Liselerimizde 1376 öğrenciye 70 öğretmen eğitim vermektedir.Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi’nde Bilgisayar, Elektirik, Makine, Ressamlığı, Metal İşleri, Mobilya Dekorasyon, Çocuk Gelişimi ve Tekstil Konfeksiyon bölümleri bulunmaktadır.

İlçede okul öncesi eğitimde 19 okul , 387 öğrenci ve 19 öğretmen; ilköğretimde 15 okul, 5110 öğrenci 184 öğretmen ve 164 derslik vardır.

Şehir merkezinde öğretmen başına 28, derslik başına 32 öğrenci düşmektedir. Taşımalı ilköğretimde 5 merkez okul, 14 taşınan okul vardır. İlçede Halk Eğitimi Merkezi 1980-1981 Eğitim yılında faaliyete geçmiştir. Mesleki kursların yanında sosyal faaliyetlere de yer vermekte olan merkezde bugüne kadar 170 kurs açılmış olup, toplam 3341 kursiyere belge verilmiştir.

Turizm [değiştir]Saray ilçesinin turizm açısından önemi Tekirdağ ilinin Karadeniz’e açılan tek kapısı olması ve bunun yanında Istıranca Dağlarının bir bölümü, bu ilçemiz sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Eski adıyla Kastro, şimdiki ismiyle Çamlıkoy Trakya’nın Bahçeköy deresinin Karadeniz’e döküldüğü bu küçük koy 2.5 km kumsalıyla, Saray’ın sahil şerididir. Yıldız Dağları ormanları ve Karadeniz’in güzelliklerini bir arada barındıran, yeşil ile mavinin kucaklaştığı Çamlıkoy yurdumuzda eşine ender rastlanan turizm merkezlerinden biridir.

Saray’dan Çamlıkoy’a kadar olan yol güzergahı da Yıldız Dağlarından (ormanlarından) geçer. Güzergahta yapılan dağ evleri, nehir boylarındaki mesire yerleri görülmeye değerdir. Kastro yöresindeki 329 hektarlık karaçam ormanı 18 Nisan 1988 tarihinde Doğayı Koruma Alanı (Milli Park) olarak ayrılmıştır.

Orman İşletmesi tarafından piknik ve dinlenme yeri olarak düzenlenen bu alanda bazı hizmet tesisleri ve konaklama yerleri vardır. Aynı yerde dinlenmek, avlanmak, kayık gezintisi yapmak ve denize girmek mümkündür. Bu doğal plaj, ilçeye 27 km uzaklıktadır.

alıntı

http://www.tekirdagliyiz.com/saray.asp

Tekirdağ – Çerkezköy

Tarihçesi

Çerkezköy ilçesi, 1877 – 1878 Osmanlı – Rus savaşından sonra kurulmuş ve buraya Çerkesler yerleştirilmiştir. Çerkezler kısa süre sonra bölgeyi terketmişler ve Bulgaristan dan gelen yurtlarından çıkarılmış Türkler buraya yerleşerek bugünkü yerli halkın çok az bir kısmını oluşturmuşlardır, bir kısmı Trakyalı yerel insanlar ve de Çerkezköy de birçok fabrikanın bulunmasından dolayı her şehirden insanlar görmek mümkündür ve nüfus bu bölgede her yıl çok hızlı olarak artmaktadır. Çerkezköy ün 2007 sayımına göre 131 723 lik bir nüfusu vardır. Bu sayıma kasabalar dahildir. Çerkezköy ün merkez nüfusu 69 000 dir.

Yıldırım Beyazıd’ın Ankara Meydan Savaşı’nda Timur’a yenilip esir düşmesinden sonra şehzadeler arasında taht kavgası başlamıştır. Edirne’de bulunan en büyük şehzade Süleyman Emir’in kardeşi Musa Çelebi’ye mağlup olması üzerine Edirne’den İstanbul’a sığınmak üzere 15 kişilik maiyeti ile kaçarken, Çerkezköy’de kardeşi Musa Çelebi’nin adamları tarafından katledilmiştir. Şimdiki Atatürk İlkokulu’nun bulunduğu yere gömülmelerinden sonra yine kardeşi Mustafa Çelebi tarafından Süleyman Çelebi’nin mezarının bulunduğu yere türbe yaptırdığı bu nedenle Çerkezköy’ün eski adının “Türbedere” olduğu bilinmektedir.

1912 yılına kadar mevcut olan türbe ve civarındaki 15 kadar mezar, Balkan Harbi’nde 9 ay Bulgarların işgalinde kaldığı sırada, işgalci Bulgar askerleri tarafından yıkılarak talan edilmiştir. Çerkezköy ilçesi 29 Ekim 1922’de düşman işgalinden kurtarılmış. 1 Nisan 1938’e kadar Saray ilçesine bağlı bucak merkeziyken bu tarihte ilçe olmuştur.

Yıldırım Beyazıd’ın Ankara Meydan Savaşı’nda Timur’a yenilip esir düşmesinden sonra şehzadeler arasında taht kavgası başlamıştır. Edirne’de bulunan en büyük şehzade Süleyman Emir’in kardeşi Musa Çelebi’ye mağlup olması üzerine Edirne’den İstanbul’a sığınmak üzere 15 kişilik maiyeti ile kaçarken, Çerkezköy’de kardeşi Musa Çelebi’nin adamları tarafından katledilmiştir. Şimdiki Atatürk İlkokulu’nun bulunduğu yere gömülmelerinden sonra yine kardeşi Mustafa Çelebi tarafından Süleyman Çelebi’nin mezarının bulunduğu yere türbe yaptırdığı bu nedenle Çerkezköy’ün eski adının “Türbedere” olduğu bilinmektedir.

Coğrafi yapısı [değiştir]Çerkezköy ilçesi, doğu ve güneyde İstanbul ilinin Çatalca ve Silivri ilçeleri ile güneybatıda Çorlu ilçesi, batıda Kırklareli’nin Lüleburgaz ve kuzeyde Saray ilçeleri ile çevrilidir. Yüzölçümü 326 km²’dir.

Tekirdağ il merkezine 56 km, İstanbul a ise sınırdır. İlçe toprakları Ergene Havzası’ndaki hafif engebeli düzlüklerden oluşur. Tekirdağ’ın doğu kesiminde bulunan Çerkezköy yöresinde Yıldız Dağları’nın uzantıları ile arazi engebelenir. Bu kesimlerde yükselti batıya göre daha düşüktür. Yöre topografyası Büyükyoncalı – Bahçeağıl ve Çerkezköy -Velimeşe doğrultusunda uzanan 50 – 150 m, iki vadi tabanı dışında ise ortalama 150 – 200 m ve yer yer daha fazla yükseltilerle belirlenmektedir. Tüm yerleşiminin 150 – 200 m altındaki katlarda yer aldığı ve yüksekçe yerlerinde orman, tarım ve mera alanı olarak kullanıldığı görülmektedir.

Çerkezköy yöresinde arazi eğilimleri %5 – 20 oranında değişmektedir. Çerkezköy’de Ergene ırmağının başlıca kollarından olan Çorlu deresi yer almaktadır. Çorlu deresi ve diğer dereler boyunca uzanan %5’ten daha düşük eğimli vadi tabanları yanı sıra demiryolunun güneyinde %20 eğim sınırını aşan yamaçlar da bulunmaktadır.

Çerkezköy alanı genellikle kalkersiz kahverengi toprak türlerinden oluşmaktadır. Çorlu deresi vadisi boyunca uzanan topraklar alüvyal topraklardır. Kalkersiz kahverengi orman toprakları yörenin kuzey ve doğusunda ormanlarla kaplanmıştır. Diğer kahverengi toprakların çoklukla kuru tarım ve yer yer mera olarak kullanıldığı görülmektedir.

Çerkezköy ilçesinde, Çorlu deresinin güneyinde yer alan Kızılpınar ve Veliköy yerleşmesinin toprakları alüvyal topraklar olup, bölgede her türlü bitkiyi yetiştirmeye elverişli, drenajı iyi olan kolay işlenebilir niteliktedir.

Çerkezköy ilçesi, Trakya ikliminin belirgin özelliklerinin etkisi altındadır. Genel olarak yazlar sıcak, kışlar ılık geçmektedir. Yörede zaman zaman soğuk kuzey rüzgarları sıcaklığın düşmesine yol açmaktadır. Sıcaklık yaz aylarında 25 – 35, kış aylarında +10, -8 dereceler arasında değişmektedir. Rüzgar genellikle poyraz ve yıldızdan esmekle birlikte lodos da eser
alıntı

http://www.cerkezkoy.bel.tr/display….=1235771865125