Reklam

Başdeğirmen

Temmuz 8th, 2010 Yorum Yok »

Başdeğirmen

Çanakkale Ayvacık Küçükkuyu Adatepe köyünde bulunan Başdeğirmen, Homeros`un İlyada Destanında da ismi geçen Mıhlı çayı üzerindedir.Başdeğirmen şelalesi ve oluşan kanyon, benzersiz güzelliği ile ziyaretcilerini büyülemektedir.

Başdeğirmen

Troya

Temmuz 8th, 2010 1 Yorum »

Troya

Troya Çanakkale`ye 30 km. uzaklıktaki Troya`ya Çanakkale İzmir asfaltından ayrılan 4 km.`lik bir yolla ulaşılır.Homeros`un Ilyada destanında öyküsü anlatılan şehir M.Ö.3000`de kurulmuş, M.S. 500`e kadar da 3500 yıl kesintisiz iskân edilmiş olan Troya sağlam bir kronoloji vermesi bakımından da önemlidir. Troya`da kazı yapan Schliemann 1873`te Troya Kralı Priamos`un hazinesini bulduğunu dünyaya duyurduktan sonra bu şehrin ünü daha da artmıştır.

Dokuz kez yakılıp yıkılan Troya, aynı yerde tekrar kurulmuş, böylece üst üste dokuz kültür tabakası oluşmuştur. M.Ö. 3000-2500`lerde kurulan ve 90 m. çapında bir surla çevrili I.Troya yıkılınca üzerine M.Ö. 2500`lerde 110 m. çapında bir surla çevrili II.Troya kurulmuş, bu kat da M.Ö. 2200`lerde bir yangınla son bulmuştur. Bunun üzerine sırasıyla III., IV. ve V. Troya kurulmuş, bunlar da M.Ö. 1800`lere kadar yaşamışlardır. Zengin ve aynı zamanda kültürü oldukça yüksek II. Troya`dan sonra bu katlar fazla etkinliği olmayan katlardır. M.Ö. 1800-1275 yılları arasında yer alan VI. Troya sağlam surları ile dikkat çeker ve bugün sağlam olarak bu Troya görülür. Kazıcılar bu katın bir deprem ile yıkıldığını, bunun üzerine Troyalıların hemen şehirlerini onardıklarını tespit etmişlerdir. VII a tabakası olarak adlandırılan şehrin tahta at hilesi ile ele geçirilen ve yakılıp yıkılan Priamos`un Troyası olduğu belirlenmiştir. Gerçekten de kazılar sırasında bu katın yakılmış olduğu kalın kül tabakasından anlaşılmış, sokaklarda bulunan ok ve mızrak uçları da Homeros`un öyküsünü anlattığı savaşın bu tabakada geçtiğini ispatlamıştır. Akhalar`m Troya`yı almak için giriştiği bu savaş dünyanın ilk doğu-batı savaşı olmuş, Karialılar, Lykialılar ve Karadeniz kenarındaki Amazonlar gibi birçok Anadolu kavmi Troya`nın yanında savaşa girmişlerdir. Kahramanlıkla alınamayan Troya neticede bir tahta at hilesi ile alınarak yakılıp yıkılmıştır. Kitabın yazarı da Çanakkale Müzesi Müdürü iken Troya`nın simgesi olan bu tahta atı aslına uygun olarak yaptırıp Troya`ya diktirmiştir. Yakılıp yıkılan bu Troya`dan kurtulanlardan bir kısmı Aeneas komutasında İtalya`ya gitmişlerdir. Bu nedenle onun torunlarının Roma`yı kurduklarına inanılmaktadır. Kurtulanların bir kısmı ise yıkılan bu şehrin üzerine tekrar yeni şehirlerini kurmuşlardır. Bütünüyle VII. Troya M.Ö. 1275-1100 arasına tarihlenir. VIIa Troyası yakılıp yıkıldığına göre VII bl ve VII b2 yapı katları yeni kurulan şehir olmuştur. Bundan sonra VIII. tabakanın Hellenistik, IX. Troya`nın da Roma Devri Troyası olduğu görülmüştür. Gezimizin başlangıç noktasındaki merdivenlerden indiğimizde VI. Troya`nın savaşı gören meyilli surları ile karşılaşırız. Solumuzda kalan bu surlar yer yer kulelerle de takviye edilmiştir. Gördüğünüz kule VI h kulesidir. Sağımızda Hellenistik duvar uzanır. Biraz ilerlediğimizde iki surun açık bıraktığı ve Troyalılar`a özgü bir kapı olan VI s kapısı ile karşılaşırız. Bu kapıdan girildiğinde solda VI. Troya`nın evleri dikkati çeker. Bunlar, ikinci katı tutmak için yapılan sütun altlarını gördüğümüz VIF evi, VIE evi ve içinde üç sütun bulunan VIC evidir. Doğuda ise VIG evi yer alır.

Bu evlerin sura bakan duvar daha kalın yapılmış olup, içinde erzak küpleri görülür. Batı yönüne doğru yürürsek VI. Troya`nın VI R kapısı ve yanındaki VI g kulesini görürüz. Soldaki büyük çukurluk Schliemann`ın Priamos`un hazinesini bulmak için ortadan kaldırdığı Athena Tapmağı`nm bulunduğu yerdir. Hellenistik Devir`de yapılan, İskender`in kurban kestiği bu tapınağın bazı mimarî parçaları aşağıda yol üzerinde görülebilir. Harabenin içine doğru yürüdüğümüzde en altta yer alan ve 90 m. çapındaki I. Troya sahasına gelinir. Burada, bu katın özelliğini yansıtan 3.5 m. yükseklikte iki kuleli bir sur ile duvarları balık kılçığı tekniğinde yapılmış 102 no.`lu evi görebiliriz. Bunun üzerine M.Ö. 2500`de kurulmuş olan II. Troya 110 m. çapında bir alanı kaplar. FN, FM gibi rampalı kapılar ile dikkati çeken bu Troya birbiri üzerine 7 kattan oluşmakta ve üç ana evresi ile tanımlanmaktadır. Ayrıca Eski Tunç Çağı kültürünü yansıtan bu Troya`nın evlerinin izlerini de harabenin içinde görmekmümkündür. Gezi yolumuza devam ettiğimizde II. Troya`mn rampalı FM kapısı görülür. Schliemann, 1873 yılında kapının sağ yanında Priamos`un zannettiği hazineyi burada bulmuştur. Daha sonra 1932`de burada bilimsel bir kazı yapan Blegen bu hazinenin Priamos`a değil de II. Troya`ya ait olduğunu ispatlamıştır. Orta Anadolu`da, Alacahöyük`te bulunan M.Ö. 2300`deki Eski Tunç Çağı eserleri ile aynı çağda ve aynı özellikteki II. Troya zengin bir kültür katı olup, Anadolu ile münasebettedir. Rampalı bir kapıdan sonra patika yoldan devam edersek sağda VI. Troya`ya ait VI A ve VIB evlerini görürüz.

Burada VI. Troya`mn VIU kapısı bulunmaktadır. Tahta atın bu kapıdan içeriye alındığı, sığmayınca surların yıkılıp yeniden yapıldığı iddia edilir. Solda L şeklinde VIM olarak isimlendirilen üç bölümlü VI. Troya`ya ait bir depo kalıntısı yer alır. Troya surları dışında VIII. Troya`nm Hellenistik Dönem`e ait kutsal yeri bulunmaktadır. Patika yoldan devam edildiğinde sağda Roma Devri`ne ait hamam kalıntısı ileride solda Roma tiyatrosu bulunmaktadır. Biraz ileride İlyada`da `Dardanos Kapısı` olarak geçen VI. Troya`nm bir kule ile desteklenmiş olan VIT kapısı görülür. Kapıdan içeriye girdiğimizde solda şehrin kanalizasyonu görülebilir. Soldaki yoldan çıkarsak 26×12 m. ölçüsünde `Pillar House` denilen ev kalıntısı dikkati çeker. Kazıcılar bunu bir tapınak olarak nitelemişlerdir. Geriye döndüğümüzde VI. Troya surları üzerine Roma Devri`nde inşa edilen bouleuterion ile gezi son bulur.

Troya

Kilye Koyu

Temmuz 8th, 2010 Yorum Yok »

Kilye Koyu

Kilye Koyu
Ziyaretçilerin İlk Durağı
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürlüğü tarafından 2004 yılında yapımına başlanan ve 18 Mart 2005 tarihinde açılan merkez, Çanakkale muharebeleriyle ilgili ana enformasyon merkezi olarak tasarlandı.Bölgeye gelen ziyaretçilerin, öncelikle bu merkeze uğradıktan sonra, gerekli bilgilerle donanmış olarak muharebe alanlarını ziyaret etmesi bekleniyor.Savaş sırasında Türk birliklerinin ana ikmal noktalarından biri olan Kilye Koyu`nun hemen karşısında, İstanbul- Eceabat ana karayoluna 50 metre mesafede ve tarihi yarımadaya giden 2. derece yolun hemen başında bulunan merkez, ziyaretçilerin tam kullanımına açık ve ücretsiz olacak.Bir kompleks olarak inşa edilen Ana Tanıtım Merkezi`nde, danışma bürolarının yanı sıra, kapalı ve açık sergi alanları, sinevizyon gösteri salonu, toplantı salonu, kütüphane ve kafeterya (ücretli) bulunuyor.T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı`na bağlı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürlüğü, Saros Körfezi`ndeki Ece Limanı ile Çanakkale Boğazı`ndaki Akbaş iskelesi`ni birleştiren hattın güneyindeki 33 bin hektarlık alanda, Eceabat ilçesiyle buna bağlı 8 köyün (Büyük Anafarta, Küçük Anafarta, Bigalı, Kocadere, Behramlı, Alçıtepe, Seddülbahir, Kilitbahir) merkezleri, yabancı mezarlık ve anıtlarının bulunduğu sahalar hariç, idari yetkili ve sorumlu konumunda.

Kilye Koyu

Atatürk Evi

Temmuz 8th, 2010 Yorum Yok »

Atatürk Evi

Atatürk Evi , Çanakkale`nin Ruhu Büyük Anafartalar`dan çıkan anayol güneye, Çanakkale Boğazı`na doğru iniyor. Yaklaşık 8 km. sonra Bigalı köyüne varılıyor.Yarbay Mustafa Kemal komutasındaki 19. Tümen, 25 Nisan 1915`teki çıkarmadan önce, direkt 5. Ordu Komutanlığı`na bağlı yedek olarak bu bölgede konuşlanmıştı.Mustafa Kemal 19 Nisan günü Turşunköy dönüşü, tümen karargâhını da bu yöreye aldı. Karargâhın kurulduğu yer, bugün köyün biraz dışında, Değirmen mevkii olarak bilinen yerdir.Bu tarihten sonra, çıkarma gününe kadar 1 hafta Bigalı ve civarında birliklere tatbikatlar yaptıran Mustafa Kemal, bugün Atatürk Evi olarak bilinen evde kalmıştı.Çeşitli yerel kaynaklar, Mustafa Kemal`in ev sahibi Lütfiye Nine`nin tereyağlı pilavına bayıldığını ve evin önünde zaman zaman mızıka çaldırdığını aktarıyor.1973 yılında müze olarak düzenlenen evde, Mustafa Kemal`e ait olduğu düşünülen şahsi eşyalar, üniformalar segileniyor.

Atatürk Evi

Tatil Kent

Tatil Rehberiniz

firma ekle

Web Analytics




Turizm ve Ulaşım Turistlik yerler