Reklam

tekirdag yemekleri

Şubat 2nd, 2011 Yorum Yok »

TEKİRDAĞ KÖFTESİ
Bu köftenin bir adı tat köftesi, diğer bir adı ise Hacıköylü köftesidir.Aslen Hayrabolu Alacaoğlu köyünden Tekirdağ’ına gelen ve kebapçı Hüseyin Ağa tarafından piyasaya tanıtılmıştır.Hüseyin Ağadan köfteciliği öğrenen Hacıköylü Hüseyin ve çocukları hem yoğurtçuluk hem de köftecilik yaparak bu iki ürünü de tanıtmışlar ve Hacıköylü köftesi zamanla Tekirdağ Köftesi adını almıştır.Tekirdağ köftesinin ünü Türkiye çapında yayılmış olup, halen T.S.E. damgası alınarak ve vurularak hazır şekilde vakumlanıp paketler halinde satılmaktadır.
1 kg orta yağlı Parça et (sığır daha yumuşak dana eti ise sıkı ve sert gelir.)
75 gr bayat ekmek
1 baş (ufak) soğan
Ufak bir diş sarımsak
Bu karışım hep beraber makinede çekilir.Sonra içine baharat olarak
1/2 çorba kaşığı kimyon
1/2 çorba kaşığı tuz
1/2 çorba kaşığı taze çekilmiş karabiber
1/2 çorba kaşığı pul kırmızı biber
1/2 çorba kaşığı karbonat
Evvelce çektiğimiz kıyma içine konur ve yoğurulur.Yeniden çekilir.Normal kapta bir gece bekletilir.
Pişirilmesi:
Kömür (mangal) ufak parçalar halinde kırılır, kömür ızgarası içine yayılır.Izgara üstübü ile yağlan›r ve ızgara oluğuna yağ konur.
Köfteler yapışmasın diye ızgara silinir.15 grlık yuvarlak köfteler, maşa ile ızgara yağlığındaki yağa bulanıp, ızgarada pişirilir.

CİZLEME
Su, maya, tuz, un karıştırılarak boza kıvamında bir hamur elde edilir.Bir müddet bekletilip hamur mayaya geldikten sonra saç kızdırılır.Cezve ile hamur ince bir tabaka halinde kızgın saçın üstüne dökülür.Hamurun piştiği üzerindeki deliklerin oluşmasından anlaşılır.Cizlemeler piştikten sonra ise üzerine tereyağ sürülür.Arzu edilirse toz şeker serpilir, bal sürülür bu şekilde servise sunulur.

HöŞMELİM
Malzemesi:
Tuzsuz ve taze peynir, un, şeker, tuz.
Yapılışı:
Peynir bir tencereye konur.Orta şiddetli ateşte eritilen peynire çok az tuz ilave edilir.önceden ölçüsü belirlenen un katılarak sürekli karıştırılır.Unun miktarı çok önemlidir.Daha sonra şeker ilave edilerek karıştırmaya devam edilir.Kıvamında olabilmesi için peynirin tencerenin içinde yağ çıkararak dönmesi gerekir.Yağ salmaz ve iyi dönmezse çok lezzetli olması beklenmez.Yaklaşık 25 dakika süren pişirme ve çevirme işlemi sonrası genişçe bir tepsiye boşaltılır.
üzerine toz şeker serpilir.Kaşıkla dikey olarak kestirilerek yağın yukarı çıkarılması sağlanır.Sıcak yenir.
Höşmelim için hazırlanan peynire kullanılan peynir mayası oranı ile tuzsuz peynirin tatlı haline getirileceği zaman iyi ayarlanmalıdır.çok taze olan peynirden veya çok bekletilen peynirden iyi höşmelim elde edilimez.Peynir tadılarak bu kıvam anlaşılabilir.

AKITMA
Malzemesi:
Hamur için:1 kg un, 2 yumurta, bir miktar su, 1/2 kg yoğurt
üstü için:1 tavuk, 1 baş soğan, karabiber, tuz
Yapılışı:
Yumurta ve su çırpılır.Un ilave edilir.Sıvı bir hamur elde edilir.Bu hamur azar azar teflon tavada pişirilir.Pişirilen hamur bir tepside üst üste dizilir.Diğer taraftan tavuk, soğan, tuz, karabiber bir tencerede pişirilir.Pişirilen tavuğun suyu hamurların üstüne dökülür.En son pişen hamurlar kare olarak kesilir ve tavuk etleri üstüne serpiştirilir.Yoğurt da dökülür.

KAÇAMAK
Malzemesi:
Mısır unu, su, tuz, tahin, pekmez, tereyağ.
Yapılışı:
Isıtılan sıcak suyun içine mısır unu salınır.Mısır unu ve su bir oklava ile karıştırılır.Koyulaşıp patlar hale gelince kaçamak tepsiye dökülür.Ortası açılır.çukura eritilmiş tereyağı dökülür.Veya tahin ile pekmez dökülür.

PEYNİR HELVASI TATLISI
Malzemesi:
Tuzsuz peynir, 4 yumurta, yarım sanayağı, un, irmik ve karbonat.
Yapılışı:
Tuzsuz peyniri tencereye koyup eriyinceye kadar kaynatın.Peyniri tencereye koyduktan sonra yarım çay kaşığı karbonat, 1 çorba kaşığı irmik koyup eriyinceye kadar kaynatınız.Eridikten sonra 4 yumurtanın sarısını ve şekeri kapağa koyup karıştırın ve sonra erimiş olan peynire yavaş yavaş karıştırarak dökün.Yumurtayla kaynadıktan sonra içine ununu dökün.Unu dökerken sürekli karıştırın.Koyulaşıncaya kadar unu, daha sonra altına sanayağı koyup karıştırmaya başlayın.Piştikten sonra ateşten indirip, sıcak servis yapın.

HAYRABOLU TATLISI
Malzemesi:
1 kg tuzsuz peynir, 8 yumurta, 250 gr un, 250 gr irmik, 2 çay kaşığı karbonat.
Yapılışı:
Peynir kıyma makinesinde makine yoksa elle yumuşatılır.içine 8 yumurtanın 2 sinin akı ayrılarak hepsi kırılır.Unla irmik beraberce, Karbonatla birlikte yoğrulur.Karışım kulak memesi yumuşaklığında olunca, hazırlanan altı yağlanmış tepside orta ısıda 45 dakika pişirilir.Piştikten sonra 1250 gr su, 1 kg toz şekerle yapılan şerbet kaynamaya başladığı zaman tatlılar kepçe ile içersine atılır.
20-25 dakika bastırmak sureti ile kaynatılan tatlılar tabağa konarak servis yapılır.

BULAMA
Malzemesi:
üzüm suyu, çöğen, toz şeker, ceviz içi, şıra toprağı.
Bulama tavası, tahta büyük kaşık, üzüm teknesi.
Yapılışı:
Trakya’da bağcılık en çok Tekirdağ ve Kırklareli civarı ile Kırcasalih beldesi civarında yapılmaktadır.Bulamanın ilk malzemesi de üzümden elde edilen şıradır.
Bir tahta tekne içine konan olgunlaşmış üzümler ayakla veya çizme ile çiğnenir.çıkan üzüm suyu (şıra) kazan içinde bir gün bekletilip, çöğen kaynatılıp şıra içine konur.Karışımın rengi kararana kadar şeker ilave edilir.şıra pekmez kıvamına gelinceye kadar kaynatılır Ateşte emdirilir.çöğen suyundan köpük yapılıp içine atılır.Kazan içinde büyük bir tahta kaşıkla köpükleri alınır.Konu komşu hep beraber büyük bakır kazan içinde tahta kaşıkla karıştırdıkları malzeme beyazlaşmaya başlayınca ateşten indirilir.Kaplara boşaltılır.üzerine ceviz içi serpilir.Teneke kutularda veya kavanozlarda muhafaza edilir.

İNCİR TATLISI (DOLMASI)
Arzu edilen miktarda inciri ılık suda yumuşatarak yıkanır. iç cevizi döver şekerle karıştırılır.Bu karışımı, yumuşamış ve sapları çıkarılmış incirleri sudan çıkarıp, içlerini el ile genişletip, incir içine doldurulur. Tereyağı sürülmüş tepsiye dizeriz. Ateşte bir miktar kaynatılır. Bol şekerli su veya süt ilave edip pişirerek, üzerine tereyağı haşlanır.

YOĞURTLU KUZU ETİ (ELBASAN TAVASI )
But tarafından bir kg. kuzu eti.
Az miktarda tereyağı.
Bir baş soğan.
Tuz, yeterince su,
1/2 kg. yoğurt, bir bardak un, iki yumurta,
Kuzu eti dilimler ve parçalar halinde bölünür. Etlerin iki tarafı da tereyağında biraz kızartılır. Sonra su katılıp iyice pişene kadar haşlanır. Başka bir yerde; yoğurt, un, et suyu karıştırılıp, biraz pişirilir. çok hafif ateşte yumurta sarıları ilave edilip, iyice karıştırılır. Kaba ve parça etler tepsiye yerleştirilir. üzerine hazırlanmış sos dökülür. Fırına verilir. iyice pişince servis yapılır.

ÇENEÇARPAN ÇORBASI ( HAMUR ÇORBASI)
Malzemesi:
Un, su, yumurta, limon, süt.
Yapılışı :
Yumurta limonla terbiye edilir. Hamur oklava ile kalın bir şekilde açılır. içine un serpip tekrar oklavaya sarılır. Oklava çekilerek kalan hamur parça parça kesilir.(parmak büyüklüğünde) Süt ve su karıştırılarak kaynatılır. Kaynama devam ederken hamurlar, tuz ve terbiye edilmiş limon suyu ile yumurta bu karışımın içine atılır. çorba pişince sıcak olarak servis yapılır.

UMAÇ ÇORBASI
Malzemesi :
Yağ, salça, un, su, tuz, nane.
Yapılışı :
Yağ kızdırılır. Salça ilave edilerek su ve tuz katılır. Unla karıştırılıp katıca hamur yapılır. Küçük parçalara ayrılan hamur pişirilir, servis yapılırken üzerine nane serpilir.

TEKİRDAĞ ÇOCUK OYUNLARI
çocuk oyunları, oynandığı toplumun kültüründen izler taşır.çocuk oyunlarında yaşanılan toplumun gelenek, görenek ve inanışlarını görürüz.çocuk oyunları bir yörenin zenginliğinin göstergesidir.
Tekirdağ çocuk oyunlarından örnekler :
1- Adını bil tut 2- Alaydan bulaylan 3- Ambara vurdum bir tekme 4- Annem beni kapt›rmaz 5- Ateşlik 6- Avul 7- Babanı dik 8- Bak bak 9- Uzuneşek 10- Can almaca 11- Canlı halit 12- Canlı halat 13- Cevizcik 14- çapar 15- çember 16- çalo çalo 17- çıldırdı 18- çıkıdık 19- çil vurdu 20- çizgicik 21- Dokuz taş 22- Dızdıran 23- Diyojen 24- Ende turan 25- Esir almaca 26- Tozgülü 27- Fındık 29- Harmancı 30- Kabakçı başı 31- Kutu kutu pense 32- Kamacık 33- Koyun kapmaca 34- Kum kum 35- Malmuç kalkuç 36- Pıtle 37- Piliçli tavuk 38- Tabya kapmaca 39- üçtaş 40- Yalancı çoban 41- Tintin 42- Uzun urgan 43- Köpek kazığı 44- şır şır 45- Zalaka v.b.

tekirdag adetlerinden

Şubat 2nd, 2011 Yorum Yok »

TEKiRDAĞ ADETLERİNDEN ÖRNEKLER
SEDENKA
Köy kadınlarının kendilerine mahsus eğlencelerindendir. Sedenka kelimesi Bulgarca’dan geçmiştir. Sedenka üç çeşit yapılmaktadır. Birincisi konu komşunun toplandığı bir gecedir. Bir nevi yardımlaşmadır. Bulgur çekilir, pazı açılır, sohbet edilir. Kızlar darbuka çalıp şarkı söylerler. özellikle kabak ve mısır yenilir. ikincisi söz kesimi için toplanıldığında kızın ailesinden söz alınırsa damat adayına kızdan alınan mendil götürülür. Eğlence yapılır. üçüncüsü ise harman zamanı yapılan sedenkadır. Ayçiçeği veya mısır dövülüp soyulurken toplanılır.

KOLADA GECESİ
Kış yarısına 28 gün kala yapılır. Bir çok köylerde l8 Ocak gecesi yapılır. O akşam her evde kabak pişirilir. Büyükler kabak yemeyen evin kaçaklarını karakaçanlar sırtına biner diye korkuturlar. O gece fala bakmak adettir. Kolada gecesi kabak pişmeyen evde domuz eti pişeceği inancı yaygındır.

DELİMOLU
Bayram geceleri on, onbeş yaş arası erkek çocuklar köydeki bütün evleri gezerek para, hediye ve yiyecek toplarlar. Bu gezmede çocuklar ev sahiplerini dışarıya çıkarmak için maniler söylerler. Hediye vermeyen olursa
Ak taş kara taş,
Vermeyen kurtsuz baş,
Diyerek kızdırırlar.

CEMAL (CEMEL)
Köylerde mahsul ekimi sonunda bol ve bereketli ürün dileğiyle tertiplenir. Köy gençleri pösteki ve minderlerde deve kılığına girerler. Bellerine ve diğer kısımlarına çanlar takarlar. Gizli olarak tertiplenen bu eğlence gece yapılır. Gençler cemali bağrışa çağrışa ev ev dolaşırlar.Her evden para veya buğday alırlar. Vermekte ısrar edenleri o gece uyutmazlar. ıki ayrı köy cemalleri karşılaşınca kan şarttır. çok kez kavgaların ölümle sonuçlandığı görülmüştür. Bazı köylerde cemal mezarlıklarına rastlanır. Tekirdağ’ın 10 km. dışındaki Kaynarca çeşmesi yanında bile bir cemal mezarlığı vardır. Bu mezarlıkta, çarpışarak ölen Güveçli Köyü ile Nusratlı Köyü cemalleri yatmaktadır. Aynı şekilde Ferhedanlı köyünde de bir cemal mezarlığı vardır.

TAVUK GECESİ
Senenin belli günlerinde tavuk geceleri düzenlenir. Tavuk gecesinde komşular birbirlerini çağırıp mısır pişirirler. Kimin çok misafiri gelirse o sene o evin tavuğunun çok olacağına inanılır. Diğer bir inanca göre de tavuk gecesinin sabahı ilk olarak kapıyı kadın açarsa o sene evin bütün civcivleri tavuk, erkek açarsa horoz olacağı inancı yaygındır.

ÖRFENE
Hafta veya onbeş günde bir yapılır. Lokma yapılıp kabak pişirilir. Kış eğlencelerindendir. Maniler, türküler söylenir. Kadınlar arasında olur.

BOCUK GECESİ
Bu adet Hıristiyan adetidir. Balkanlardan gelen muhacirler bu adeti getirmişlerdir. Bocuk gecelerinde toplanır, mısır, kabak pişirilip yenilir eğlenilir.
Eski Kasımın sekizinden altmış bir gün sonra olan bu gece de Hıristiyanlar besledikleri domuzları öldürürlermiş.
Bocuk gecesi, önceden yapılan baklava dama konurmuş. inanışa göre bocuk dede gelecek ve baklavanın kenarından yiyecekmiş.
Bocuk dedenin baklavayı yemesi için üç defa:
- Al Bocuk dede saralia (Baklava) diye seslenirlermiş.

KIRK UÇURMA
Bebek otuzyedi günlük olunca bir bakır su ısıtılır. Kaymamış suyun içine bir altın atılır. Bir yumurtanın tepesi delinip içi çıkarılır. Sonra bu tepesi delik yumurtanın içine su doldurularak, bakırdaki suyun içine kırk kez boşaltılır.
Kırkı kırkladım
Kırkbirinde pakladım.
deyip bebek o su ile yıkanır. Bebeğin annesi de aynı şekilde yapılan sudan yıkanır. Akşam üzeri veya öğleden sonra bebek uzak yerlere gezmeğe götürülür. Uzak yerlere gidince bebeğin sesinin güzel olacağı inancı yaygındır.

DİL DEĞDİRME
Hastalıklı olan kimselere kefaret için yapılır. Bu kefaret şöyle yapılmaktadır. Bir tasa su doldurulur. Bu tas içindeki su okunur. Sonra tastaki okunan suya kırk bir kişinin dili değdirilir. Yanlışlık olmasın diye her dilini değdiren suyun içine bir mısır tanesi atar. Kırk bir kişi dil değdirdikten sonra mısırlar çıkartılır. Hasta olan kişi bu su ile yıkanır.

ADIM PEKSİMETİ – ÇÖREĞİ
Henüz adım atmaya başlayan çocuklar için yapılan bir adettir. çocuk adım atmağa başladığı zaman annesi çevrede geçerli ne ise, peksimet, çörek yada susamlı, nohutlu küçük ekmekler yapar. Yapılan peksimetlerden birinin içine para koyarlar. Bu peksimetler komşulara dağıtılır. içinde para olan peksimet kime çıkarsa o çocuğa bir hediye alır. Bazı yerlerde buna adım çöreği, adım turtası, adım papası da denmektedir. Yapılmazsa çocuğun düzgün yürüyemeyeceğine inanılır.

DİŞ BUĞDAYI
Yeni dişleri çıkmaya başlayan bebekler için yapılır. Buğday kaynatılır. Gece komşular çağrılır. Bir çok ikramlarda bulunulur. Bunların yanı sıra kaynamış buğdaylar tabak tabak ikram edilir. Tabağa konan buğdayların birine para konur. Para kimin tabağında çıkarsa, o bebeğe hediye alır. Otuz iki tane buğday ipe dizilir. ipe dizilmiş buğdaylar bebeğin omzuna asılır. Bebeğin omzundaki buğdayı görenler bir tane kırıp başından aşağı atar. inanışa göre bu adet yapılırsa bebeğin dişleri sağlam olurmuş.

KİRAZ EĞLENCELERİ
Kiraz zamanı bağı olanlar bağlarına, bağı olmayanlar ise ağaçlık yerlere kirazları ile giderler, yemek yiyip eğlenirler.Bağlarda salıncak kurulur. Türküler maniler söyleyerek eğlenceler yapılır. çocuklar kirazdan küpeler yapıp, birbirlerine kirazla boyayıp şakalaşırlar. Bu eğlenceler son senelerde kiraz festivaline dönüştürülmüştür. Tekirdağ Kiraz Festivali, her yıl artan bir ilgiyle izlenmektedir.

TEKİRDAĞ KİRAZ FESTİVALİ
KİRAZ YAYLASI
şu gördüklerin Kiraz ağaçlarıdır
Ki, böyle çıplak kalmazlar
Günü gelir uzun olur yeşilin ömrü
Zannedersin solmazlar.
Bizim buralarda
Kiraza çıkmayan kızı almazlar.
Arif Nihat Asya
Tekirdağ denilince akla hiç kuşkusuz yurt ekonomisine katkısı olan tarımı, özellikle buğday ve ay çiçek üretimi geliyor. Ama kirazı da unutmamak gerekiyor.Görünümü, lezzeti ve adına düzenlenen festivali ile kirazın Tekirdağ’da ayrı bir önemi var.
Yaklaşık yarım asra damgasını vuran ve o zamandan bu yana festivallerin simgesi olan kiraz Tekirdağlıların ve festivalin baş tacıdır.
Ozanlar baş tacı olan kirazın üzerine anlamlı yazılar yazmışlar, şiirler üretmişler, rengini ise genç kızların dudağına benzetmişler.
Tekirdağlılar da kirazın üzerine önce cümbüş hazırladılar. Daha sonra cümbüşün adını festivale dönüştürdüler.
Cümbüşle festivalin kısa öyküsü de şöyle…
İlk Kiraz Cümbüşü 1961 yılında Naip Köyü’ndeki büyük çınar ağaçları altında başladı. 4 gün süren Cümbüş Naip Köyü kavakları altında sona erdi. 1968 yılına kadar Cümbüş olarak kutlanan Kiraz Bayramı, 1964 yılında o zamanın Valisi Kadir DEMİREL zamanında Festival olarak kutlanmaya başlandı. Kiraz Festivali günümüze kadar arlıklı olarak devam etti. Son yıllarda Tekirdağ Belediyesi’nin bir etkinliği haline dönüşen Tekirdağ Kiraz Festivali’nin adına “Geleneksel” dendi.

GELİN ORUCU
Düğün adetlerindendir. Gelin adayı düğünden bir gün önce oruç tutar.

BAĞ BOZUMU
Eylülde üzümler toplanacak hale gelince konu komşu toplanarak bağlara gidilir. Yemekler yenir, eğlenilir. Bağdaki üzümler toplanır.

SANDIK KALKMAZ
Gelin çeyizini almağa gelen erkek tarafı çeyizi götüreceği zaman, kız tarafından bir çocuk sandığın üzerine oturur. Gerekli bahşişi almayan çocuk kalkmaz. istediği para verilince çeyiz gider.

YAĞMUR ÇÖREĞİ
Yağmur yağmadığı zaman meydanda ateş yakılır. Saçta pişirilen çörekler fakirlere dağıtılır.

MART İPLİĞİ
Genç kızlar Mart ayında ellerine kırmızı ve beyaz renkli ip bağlarlar. Bu ipi bir ay çıkarmazlar. Sonra bir taşın altına koyarlar. Taş kaldırıldığında karınca görülürse, gideceği yerin zengin olacağına ait bir inanç vardır.

MECİ (İMECE)
Bir komşunun diğer komşuları yardıma çağırmasıdır. Koyun yapağılarının temizlenmesi, mısır soyulması için yardım edilir. Ev sahibi ikramlarda bulunur. Geceyi sohbet ederek, türkü, mani söyleyerek eğlenceli bir şekilde geçirirler.

13 ) TEKİRDAĞ İNANIŞLARINDAN ÖRNEKLER
- Gün battıktan sonra bir evden ötekine süt verilmez, verilirse sığırda bir hastalık çıkacağına inanırlar.
- Cuma günü cuma namazı kılınmadan bir işe başlanmaz. çamaşır yıkanmaz, cuma gecesi dikiş dikilmez. Yapılırsa iyiye yorumlanmamaktadır.
- Geceleri; aynaya bakmak, saç taramak, tırnak kesmek, sakız çiğnemek, ıslık çalmak iyiye yorumlanmaz.
- Evin üzerinde bay kuş öterse o evden ölü çıkarmış gibi kötüye yorumlanmaktadır.
- Akşam ezanından sonra dışarıya kül dökülmesi, köpeğin ulaması, eşik üstünde oturmak iyi sayılmaz.
- Uzun yola çıkanın, askere gidenin arkasından, zaman su gibi aksın gelsin inancıyla su dökülür.
- Köyde insan öldüğü gün, dışarıya çöp atılması, cenaze gömülünceye kadar çocuk uyutulması iyiye yorumlanmaz.
- Yeni doğan çocuk kırk günlük oluncaya kadar, evde yalnız bırakılmaz. Dışarıya çıkarılmaz.
- çocuk doğunca göbeğine bir miktar kahve veya çörekotu konur. Yedi gün sonra yıkanır.
- çocuk kırk günlük olunca kırk uçurma adedi yapılır. çocuk yakın komşu akrabalara götürülür. Bu gezi zengin bir eve yapılırsa çocuğun zengin olacağına inanılır.
- Saçı kesilen çocuğun kesik saçı camiye veya okula götürülür. Böylelikle çocuğun zihninin açılacağına, okumuş olacağına inanılır.
- çocuk konuşmaya ilk başladığı zaman bir komşuya bahşiş verilir.
- Ay tutulması: Ay bir yılan(ejderha, cinler,periler) tarafından tutulur. Ayın kurtulması için gece uykuya yatılmaz. Korkutmak için silah atılır.
- çocuk yürümeğe başlasın diye , ikiz kardeşler tarafından cuma günleri koltuk altlarından tutulup sallamanın faydasına inanılır.
- Kırda kalan hayvanların kurtlara yem olmaması için, kurtların ağızlarını bağlamak amacıyla muska yazdıranlar bulunur.
- Hıdrellez (6 May›s) sabahı çeşitli yapraklar toplanan ot demetçikleri kaynatılır. Bu su ile yıkanmanın kutsallığına inanılır.
- Evin büyükleri 5 Mayıs günü tarla çayır ve buna benzer mülklerini dolaşırlar. Bu dolaşmanın 6 Mayıs günü yapılmasının mahzurlu olduğu kanaati vardır.
- Küçük çocukların altı aylık oluncaya kadar tırnakları kesilmez. Tırnağı kesilmeden önce babası cebini bozuk para ile doldurur. çocuğun aldığı miktara göre şanslı olup olmadığına hükmedilir. Sonra tırnakları kesilir.
- Mart dokuzunda bir iş yapılması iyi sayılmaz.
- Evin önünde saksağan kuşu öterse misafir geleceğine inanılır.
- Dini bayramların arifesinde çift sürülmesi fena sayılır.
- Hıdrellezde ateş yakılır. Herkes ateşin üzerinden üç kere atlar. Bunu yapanların yıl boyu hastalanmayacaklarına inanırlar.
- Sinir hastalıklarına uğrak tabir edilir, hastanın giysisi okutulur.
- Göbek kaçması tabir edilen karın ağrılarında, mide üzerine sıcak kiremit konur.
- Korku aldırmak için, kurşun dökülürse iyi geleceğine inanılır.
- Daha ziyade elde çıkan siğiller, kirpi dikeni ile okunursa, kaybolacağı sanılır.
- Kabakulak okunur., fırın ağzından alınan is ile şiş yerin üzerine (x) işareti konursa iyi olacağı inancı vardır.
- Kantaron çiçeği ile tatlı merhem (sakız, balmumu, vs.) kesik ve yaralara kullanılır.
- Sinirli yaprak çıbanlarda, sultan otu, ayak ve bacak ağrılarında kullanılır.
- Kara et bitkisi hayvanların üşümesi halinde yedirilir, su ile verilir.
- Kabakulağa acı süpürge ile vurulursa iyi olacağına inananlar bulunur.
- Köpek ısırmasında yara üzerine ekşi hamur konursa iyi olacağını sananlar vardır.
- Boğaz ağrısında, boğaza parmak bastırılırsa iyileşeceği sanılır.
- Yeni doğan bebekler tane çıkardığı zaman, gelincik çiçeğinden geçirilir.
- Uyuyamayan çocuklar cuma vakti okutulur. Ev üstünden pabuç atılır. O pabucun üstüne üç defa

Tekirdağ Resimleri

Şubat 2nd, 2011 Yorum Yok »

Tekirdağ Resimleri

Tekirdağ Marmara Bölgesi’nin Trakya kısmında yer alan bir ilimizdir. Coğrafi konumu sebebiyle stratejik önem taşıyan bir geçit bölgesidir. Marmara denizine 100 km.den fazla kıyısı olan ve bundan dolayı haklı olarak ”Marmara’nın İncisi” unvanıyla anılan Tekirdağ, sahip olduğu doğal güzellikleri ve barındırdığı kültürel varlıklarıyla turizm açısından göz ardı edilemeyecek avantajlara sahiptir. Tekirdağ’ın İlçeleri: Çerkezköy • Çorlu • Hayrabolu • Malkara • Marmara Ereğli • Muratlı • Saray ve Şarköy’dür. Bu kategormizde Tekirdağ ilimize ait bilgileri tarihi coğrafyası turistik gezilecek yerleri ve bunlara ait resimleri bulabilirsiniz.

tekirdag resimleri4efe4639454c4 Tekirdağ Resimleri

 Tekirdağ Resimleri

tekirdag resimleri4efe46395620b Tekirdağ Resimleri

tekirdag resimleri4efe4639663cb Tekirdağ Resimleri

tekirdag resimleri4efe4639732cd Tekirdağ Resimleri

Gelen Arama Terimleri:

  • tekirdağ tarihi yerleri
  • tekirdağın tarihi yerleri
  • tekirdağ tarihi yerler
  • tekirdağ
  • tekirdağ ın tarihi yerleri
  • tekirdağ coğrafi konumu
  • tekirdağın tarihi
  • tekirdağ turistik ve tarihi yerleri resimler
  • tekirdağın turistik yerlerin fotoğrafları
  • tekirdağ gezilecek yerler

Tekirdağ

Şubat 2nd, 2011 Yorum Yok »

Tekirdağ ili (eski adı: Tekfürdağı), Türkiye Cumhuriyetinin Marmara Bölgesi’nin Trakya yakasında, doğuda İstanbul, güneyde Marmara Denizi ve Çanakkale, batıda Edirne , kuzeyde Kırklareli ve kuzeydoğuda Karadeniz ile çevrili il. İlin merkezi aynı adı taşıyan Tekirdağ şehridir.

Tekirdağ, ilin batısında yer alan en yüksek tepesini 945 m. rakımlı Ganos Dağı (Işıklar Dağı)’nın oluşturduğu Tekir Dağları hariç genelde düzlüktür. Kuzeyde ilin en önemli akarsuyu olan Ergene nehri bulunur. Ergene yarattığı alüvyonlu ovaların verimliliğiyle il nüfusunun büyük bir kısmını çevresindeki yerleşimlere toplamıştır. Tekirdağ’ın bitki örtüsü Marmara Denizi kıyısında makilik, dağlık alanlarda ormanlık, diğer yerlerde ise step özelliği gösterir.

Tekirdağ ilinin toprakları çok verimlidir.1.nci sınıf tarım arazisidir.Uçsuz bucaksız düz verimli ovaları yeşil ovaları vardır.Türkiye ‘nin yağlık ayçiçek ve buğday üretiminin büyük bölümünü karşılar Tekirdağ ilinin batısında Malkara ,Hayrabolu ilçelerinde tarım, hayvancılık ekonomi degeri cok yüksektir.Tekirdağ ilinin doğusu , Çorlu,Çerkezköy ilçeleri bölgesinde sanayi, endüstri ve tarım ekonomisi çok yüksektir. Özellikle Çorlu ve Çerkezköy ilçeleri burada bulunan yüzlerce ve yapılmakta olan onlarca ( 2008 yılında :1.100 adet fabrika) fabrika nedeniyle çok göç almakta nufusu çok hızlı artmaktadır.Türkiye’nin en hızlı sanayileşen 1.nci ili dir.

Tatil Kent

Tatil Rehberiniz

firma ekle

Web Analytics




Turizm ve Ulaşım Turistlik yerler