MERDİVEN SALONU
Burada dört iniş, iki çıkış olan kristal merdivenle yukarı çıkalım. Ortada üstü camla örtülü tonoz şeklindeki merdiven salonda muhteşem bir avize merdiven sahanlığına sarkar. Sağ merdiveni takip ederek merdiven salona çıkılır. Burası kompozit başlıklı sahte mermer sütunlarını çevrelediği billûr parmaklıklı bir salondur. Deniz ve kara tarafına iki çıkıntısı vardır. Tavan sütun bağlantıları altın varaklarla kabartma panolar halinde tezyin edilmiştir. Yan galeriler tonozlar halindedir, kasetlerle süslenmiştir. Yan bölümlerin tavanları da yine kasetli, altın yaldız tezyinatlıdır. Salonun bütün kapıları maundan ve altın yaldız kabartma tezyinatlıdır. Bunlar merdiven kaplamaları ile sıcak bir hava yaratır.
Salonun soluna yöneldiğimizde iki tarafta yer alan mavi zeminli kulplu Sevr vazosu ile kapaklı Japon vazolarını görürüz. Salonun dört köşesinde ayaklı kristal 4 şamdan ile merdiven boşluklarında gümüşten ayaklı yine 4 şamdan yer almıştır. Ayrıca yan tonozlardaki ufak kristal avizeler de bu ahengi tamamlar. Kara tarafına gelen bu çıkıntının iki yanında gümüşten Hint menşeli iki çiçeklik konmuştur. Çiçekliğin kaidelerinden birisinde arslan ve at, diğerinde geyik heykelcikleri vardır, üstleri renkli taşla süslü ve kabartma tezyinatlıdır. Ortaya bir masa üzerine altın, yakut ve pırlantalarla müzeyyen ve II. Mahmut tuğralı bir masa saati yerleştirilmiştir. Müzikli olan bu saat Haliç Tersanesi sanatkârlarınca yapılmıştır.
Bölümün içinde perdeleriyle aynı desenli yaldızlı bir takım, Fransız iki bahü, ortada opalin bir vazo görülür. Aynı sistem deniz tarafı için de söylenebilir. Yolumuza devam edildiğinde kapı girişinde Hicaz Valisi Ahmet Ratip Paşanın, II. Abdülhamid’e hediyesi fildişi ve gümüş şamdan yer alır. Aynı şamdan çıkış kapısı önüne de konmuştur. Bunların aralarında ve karşılarında beyaz zeminde mavi desenli Çin vazoları görülmektedir. Buradan Süfera salonuna geçiş vardır
SÜFERA SALONU
Süfera sefirlerin kabul edildiği salondur. Salonun 4 köşesi altları çini, üstleri kesme kristal ve altın yaldız kabartmalı şöminelerle süslenmiştir. Üzerlerinde Çin vazoları ve Sevr şamdan yer alır. Tavanı tekneli tavandır. Kasetlere ayrılmış kabartma olarak ve altın yaldızla tezyin edilmiştir. Kara, deniz ve bahçe tarafına olmak üzere ikişer sütunun salondan ayırdığı 3 çıkıntısı mevcuttur.
Türkiye tarihinin önemli kararlarının alındığı, harf inkılâbının tatbik edildiği bu salonun ortasını muhteşem kristal (Bakara) avize süsler. Ayrıca salonun dört köşesinde ayaklı kristal sütun şamdanlar ile gümüşten yine ayaklı şamdanlarda salonun ilgi çeken eşyalarındandır. Kara tarafı ile deniz tarafına perdeleri ile aynı desende ipek Hereke kumaşı ile kaplı takımlar yerleştirilmiştir.
Kara tarafındaki piyano Fransız mamulâtı olup ahşap üzerine metal gömme tezyinatlıdır. Piyanonun önünde ve karşısında Rus Çarı Nikola’nın (Grandük) hediye ettiği söylenen 2 ayı postu görülmektedir. Ortada Tebriz halısı serilidir. Üzerinde Dragonlardan ayaklı olan mermer bir masa ile bunun da üzerinde altın yaldız tezyinatlı Sevr vazo yer almıştır. Salonun uzun uclarından girişte som gümüşten kayalıklar üzerinde tropikal bitkiler ve geyikleri gösteren iki yüzlü saat bulunur. Bu saatin karşısında da, yine som gümüşten Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa’nın II. Abdülhamid’e 25. cülûsunda hediye ettiği saat vardır. Bu saat arabesk üslûbunda tezyin edilmiş olup üstte barometre, termometre, takvim ve saat olmak üzere 4 yönlüdür. Üstlerinde altınla,
**- Her dakikan saat, her saatin yüz sen ola,
– Padişahın şu Saray-ı şevkete iclâl eyle
– Her sene nakl-i hümayunun hümayun-fâl ola,
– Ta ki mikat-i felek tayin-i evkat eyleye.
yazılıdır.
SEFİRLERİN BEKLEME ODASI
Girişin tam karşısında yolu takip ederek girdiğimiz oda 27 no. lu odadır. Burası sefirlerin bekleme odasının girişidir. Mütercimlere aittir. Odada 2 köşelerde Berlin mamulâtı lâcivert üzerine altın yaldızlı vazolar vardır. Ortaya masanın üzerine Barok stilinde kaidesinde havyan heykelini havi, gümüş 2 şamdan konmuştur. Girişte sağda ahşap üzerine altın yaldızlı takım saat ve şamdanlar da odanın diğer eşyaları arasındadır. Odanın tavanı gotik mimari tarsızda süslenmiş ve sonsuza açılır hissini vermiştir. Parkeleri açıklı koyulu zikzaklar halindedir.
27 No.lu odadan 28 nolu odaya geçilir. Burası sefirlerin bekleme odasıdır. Odanın tavanı kasetler halinde bölünmüş altın yaldızla tezyin edilmiştir. Tavan eteklerinde aynı süslemeler devam eder. Duvarlar yarıya kadar altları maun kaplama olarak yapılmış, tavanla alt kısım arası renkli tül perde şeklinde süslenmiştir. Ön ve yanda çok sayıda pencere ile oda aydınlatılmaktadır. Perde koltuk takımları fes rengi çatma kadife olup, uyum sağlanmıştır. Tabanı bütün bir halı ile kaplıdır. Kapının iki yanında kristal şömine ve aynalar yer alır. Diğer odalarda olduğu gibi burasını da muazzam bir kristal avize süslemektedir.
Burada Süfera salonuna çıktığımızda bahçe tarafındaki çıkıntıda yer alan gümüş saatle karşılaşırız. Saatin arkasındaki bölümde 2 yanlarda Morin imzalı 2 Fransız (Sevres) vazo yer almıştır. bunun önünde sağdaki halıyı takip edersek 30 No.lu odaya geliriz.
SEFİRLERİN KABUL ODASI
Bu oda padişahın yabancı sefirleri kabul ettiği odadır. İçteki kırmızı odaya geçmeden önce ki oda (antre) yekpare altın yaldızlı 3 pencereyi içine alan güzel bir kornişle süslüdür. Sefirlerle gelen hey’etlerin beklediği bu oda fes rengi perdelerle aynı olan bir takımla döşelidir. Odada kıymetli tablolar (çeşitli ressamların) asılıdır.
KIRMIZI ODA
Kırmızı rengin bol olması nedeniyle içteki odaya kırmızı oda da denilmektedir. Odanın yekpare ahşap üzerine altın yaldızlı oyma kabartma tezyinatlı kornişlerin süslediği perdelerle, koltuklar aynı desenli kumaştandır. Köşelerde ampir üslûbunda Petersburg damgalı 2 Rus vazosu yer alır. Karşıda ortada 15 Lui stilinde kuburlu saat bulunmaktadır. Yerde yekpare bir halı ile ortada mermer bir masa ve üzerinde gümüşten ayaklı şamdan ve vazo görülür.
Bu takımı kapının 2 yanındaki kırmızı kristal şömineler tamamlamıştır. Şöminelerin önünde III. Napolyon’un hediye ettiği ortada Napolyon Bonapart’ın portresi ile gözdelerinin, diğerinde ise meleklerin resmedildiği 2 sehpa yer almaktadır. Odanın duvarları alttan bir metre kadar maun kaplama olarak, üstte ise renkli kalem işi ve altın yaldızla tezyinatlıdır. Kırmızı odadan çıkıp gezi yolunu takip ettiğimizde bir kaide üzerindeki Japon vazosu dikkatimizi çeker. Vazo koyu renkli olup üzerinde, şakayıkların süslediği stilize mavi ejderler yer almıştır. Aynı vazo salonun simetriğinde de görülür. İleride sağda ayı postunun arkasında iki sütun arasında yer alan Yıldız Vazo arabesk üslubundadır. Kiremit kırmızısı zeminde sivri hançeri yapraklarla altın yaldızlı olarak tezyin edilmiştir. 1894 tarihli olup 219 cm yüksekliğindedir. Ağzı dilimli, beyaz zeminde mavi desenli Çin vazoları ile bronz ayaklı bej Avrupa vazoları da nadide eserlerindendir.
Giriş kapısının simetriği olan bir kapı ile bu salondan çıkılır. Billûr parmaklıklı salon aynı istikamette geçildikten sonra kapısı küçük bir koridora açılan içiçe iki odaya girilir. Bunlardan içteki somaki oda adı ile anılmaktadır.